10 Eyl 2018

ÜCRET BORDROSU VE PUANTAJ İMZASINDA İŞVEREN SORUMLULUKLARI


Ücret Bordrosu ve Puantaj belgelerinin işçiye imzalatılmaması sonucu ciddi sorunlar yaşanmakta ve önemli riskler ile karşılaşılmaktadır. Firmaların sayısal olarak büyük bir kısmı sorumluluklarını yerine getirmediği için önemli kayıplar yaşamaktadır

Firmalar tarafından yapılan değerlendirmelerde İşçi alacaklarının bankaya yatırılması nedeniyle sorun yaşanmayacağı konusunda yanlış bildirimler yapılmaktadır. Firmaların sayısal olarak büyük bir kısmı; yaklaşık % 90’ ı bordro imzasından kaçınmaktadır.

 2013 yılından itibaren puantaj kayıtları eksik günleri olan işçilere imzalatılarak İşveren imzası ile personel özlük dosyalarında saklanması zorunludur. Denetimlerde ibraz edilmesi zorunlu olmasına rağmen bu konuda da işverenlerin sorumluluklarına yerine getirmedikleri yapılan denetimlerde ortaya çıkmaktadır. Birçok işletme iş yoğunluğu nedeniyle işçiye imzalatılmadığı gibi dosyaya da koymamaktadır.

Ücret Bordosu ve puantaj kaydının bütün zorluklara rağmen imzalatılması şirketleri önemli risklerden korumaktadır. Son dönemlerde Arabulucu görüşmelerinde ve iş davalarında en önemli ispat belgesi imzalı puantaj kaydı ve ücret bordroları' dır. Yargıtay’ ın bu konudaki kararlarında imzalı ücret bordrosu öne çıkmaktadır.

Yargıtay kararlarında “İmzalı ücret bordrosu doğru düzenlenmişse, tüm bilgi ve kayıtlara yer verilmişse, işçi itiraz kaydı koymadan bordroyu imzalamışsa ilgili aya ilişkin alacağı bulunduğunu iddia edemez.”  görüşlerine yer verilmiştir. Ancak işçiye hak ettiği alacaklar ödenmiyor ise imzanın şirketleri kurtardığından söz etme imkanı bulunamaz ve 5 yıl içinde işçinin dava açma hakkı bulunmaktadır.

Ücret bordrosunun esas dayanağı olan puantaj kaydı 13.08.2013 tarihinden itibaren işçinin işe gelmediği ve çalışılmayan günlerin karşısına 07 Puantaj kaydı konarak işçinin imzalaması ve personel dosyasına konması gerekir. 07.12.2017 tarihinde yayınlanan Sigorta İşlemleri Yönetmeliğindeki bu konuda açıklama ile tekrarlanmıştır.  Eksik günü olan İşçinin aylık puantaj kaydının imzalanmaması halinde denetimlerde ek tahakkuk yapılmakta ve idari para cezası kesilmektedir.

Ücret bordrosunun imza karşılığı işçiye verilmesi, puantaj kaydının imzalatılması ve işlemlerin doğru yapılması risklere karşı işvereni korumaktadır.  Son dönemde açılan iş davaları ve arabulucu görüşmelerinde işvereni sorumluluktan ve risklerden koruyacak en önemli belgeler İmzalı ücret bordrosu ve imzalı puantaj kayıtlarıdır.

Açılan davalarda Avukatlar tarafından hazırlanan dilekçelerde Ücret farkları,kıdem ve ihbar tazminatları,Hafta tatili,ulusal bayram günleri ücreti, AGİ ödemesi,fazla mesai talepleri yazılarak dava açılmaktadır. Her konu için 100,00TL. davalar açılmakta ilk dava kazanılmasından sonra tam talepler yapılmaktadır.

Dava talepleri incelendiğinde işverenler tarafından yasalarda yer verilen sorumlulukların sağlıklı olarak takip etmedikleri için davalarda önemli kayıplara uğraması dışında SGK ve Vergi idareleri nezdinde de ciddi kayıplar yaşanması kaçınılmazdır. Kaybedilen davada geçmişe yönelik tahakkuklar ile idari para cezaları, vergi cezaları ve alınan teşviklerin kaybedilme riskleri oldukça önemli tutarlara ulaşacaktır.

Bu konuda açılan davalar dışında SGK tarafından çapraz kontrollere başlanmış ve tedarikçi firmalardan hizmet veren personelin dosyaları, ücret bordroları alınarak denetim yapılmaktadır. Bilhassa ikili ücret ödeyen firmaların riskleri ortaya çıkmaya başlamış bulunmaktadır.

İşverenlere tavsiyemiz; Yaşalar ile belirlenen yükümlülüklere tam olarak uymak ve riskli durumları önlemek için bilhassa ücret bordrosu, puantaj kayıtları(tüm işçilere imzalatılması faydalı olacaktır). Çünkü her personel işverenler için potansiyel bir davacı durumuna gelmesi nedeniyle davalarda kendisini korumak için imzalı puantaj kaydı ve ücret bordrosu önemlidir. Fazla mesai,ulusal bayram günleri,AGİ ödemeleri,hafta tatillerinde işçinin çalışma şeklini ispatlama bakımından önemli bulunmaktadır.

Saygılarımla.

Şakir Gülsever

İş ve Sosyal Güvenlik Danışmanı
İK Yönetim Danışmanı
SMMM-Eğitmen


Sorularınız için: 0532 236 13 39 





Paylaş:

3 Eyl 2018

ŞİRKETLER BORDRO UYGULAMANIZI DOĞRU YAPIN; İŞVEREN ÖZEL SAĞLIK SİGORTASI ÜCRETTİR




Şirketler personellerini sağlık risklerine karşı korumak için Özel Sağlık Sigortası yapmaktadır. Yıllardır bu konudaki tartışmalarda Özel Sağlık Sigortasından kesilmeyecek veya GV kesilecek tartışmaları sürüp gitmektedir. Konu yasa açısından gayet açık olmasına rağmen Türkiye’ de firmalar uygulama yaparken kendi kendilerine yorumlar yaparak yanlış uygulama yapmaya devam etmektedir. Olmayan yasal uygulamalar yapılarak  % 15 Stopaj istisnası uygulansın veya bordroya koymaya gerek yok diyen Uzmanlar, Müşavirler, Denetim Firmaları, Bordro yapan şirketler ve diğer firmaların yanlış uygulamaya devam ettikleri görülmektedir. 

Başlıktaki ifadeye bakarak yanlış hükümler vermeden önce konuyu açıklık getirmek gerekmektedir
Yapılan uygulamalar incelendiğinde aşağıdaki durumlar  ile karşılaşılmaktadır.
1)    Bazı uzmanlar; İşveren tarafından yaptırılan Özel Sağlık Sigortasını bordroya koymaya gerek yok direk gidere atılması yönünde görüşlerini açıklamaktadır.
2)    Bazı uzmanlar bordroya koyun ama sadece damga vergisi kesecek şekilde brütleştirin demekte ve buna göre uygulama yapanız gerekir demektedir,
3)    Bazı uzmanlar ise işveren tarafından yapılan Özel Sağlık Sigortası SGK bakımından Asgari Ücretin % 30’ u kadar istisnaya tabi olacak ve Gelir Vergisi + Damga Vergisi kesintisi yapılmak üzere brüt ücret olarak bordroya konması gerektiği konusunda görüş vermektedir. 

Bu üç şekilde uygulama incelendiğinde  Yasa Hükümlerine göre 3 uygulamanın doğru olduğu  ve  işveren tarafından yapılan Özel Sağlık Sigortası bordro üzerinden ödenmesi gereken bir ücret olduğu ortaya çıkmaktadır.  

01.01.2103 tarihinde yürürlüğe giren 6327 Sayılı yasa değişikliklerine bakmak faydalı olacaktır. Bu tarihten önce uygulamada Özel Sağlık Sigortalarında Gelir Vergisi bakımından % 5 istisna, BES için ise % 10 istisna uygulaması yapılmaktaydı. 6327 sayılı yasa ile yapılan değişiklik ile BES sistemde % 15 olarak yer almıştır.

Şahıs Özel Sağlık Sigortaları:
a)    İşçi tarafından yapılan Şahıs Sigortaları içinde yer alan Özel Sağlık Sigortası, (GVK 63/3)
b)    İşveren tarafından Grup Sigortası şeklinde bedeli işçinin ücretinden kesilmek suretiyle yapılan Özel Sağlık Sigortası, (GVK. 63/3)
 Şeklinde yapılan sigortalardır, Bu sigortalarda belli oranlar gözetilerek işçinin vergi matrahından indirilmektedir.

GV Kanun 63’üncü maddesi 3 fıkrasında yer verilen indirim ile ilgili olarak aynı Yasa’  da işveren tarafından yapılan BES  ve 63 maddede yer verilen işçi sağlık sigortası aynı personel bordrosunda yer alırsa İşveren BES+işsi şahıs sigortası’ nin toplamı % 15 ten fazla olamaz hükmüne yer verilmiştir.  Aylık toplam kazancın   % 15 ini geçmeme ve asgari ücretin yıllık toplamını geçmeme oran sınırlamasına dikkat etmek gerekmektedir.

İşveren Tarafından yapılan Özel Sağlık Sigortasının gider yazılması için istisna uygulamasına GVK 40 maddesinde yer verilmesi gerekmektedir. GVK 40 maddesinde böyle bir hüküm yoktur. Sadece Ücret sayılan ödemler içerisinde GVK 63 Maddesinde Özel Sağlık Sigortası yapılması halinde Aylık Gelir Vergisi Matrahından oransal sınırlamalar esas alınarak işçiye vergi avantajı sağlanmakta ve İşveren tarafından yapılan  BES ödemesi varsa her ikisin toplamı % 15 sınırını geçemeyeceği için işçinin önceliği bulunması nedeniyle işveren tarafından BES indirimi  yapılamayacağı veya oranlar içerisinde kalacak şekilde bir kısmına indirim uygulanacağı durumu ortaya çıkmaktadır.

Yukarıdaki inceleme de İşverenler tarafından yapılan Özel Sağlık Sigortası’ nın vergisel boyutu bakımından indirim uygulamasının hatalı olduğunu göstermektedir.  İstisna kapsamında olabilmesi için GVK 40 maddesinde gider kaydına yer verilmesi ve sınırların çizilmesine ihtiyaç bulunmaktadır.

Özle Sağlık Sigortası ile ilgili indirim sadece GVK 63 Maddesi 3 fıkrasında yer bulmuştur. İşçisine Özel Sağlık Sigortası yaptıran işveren’ in indirim hakkı bulunmadığı ve ücret olarak bordroya konması gerektiğini ortaya koymaktadır.

Bu konudaki görüşümüzü doğrulayan bir diğer belge ise; bir firma tarafından Gelir İdaresi Başkanlığından 2014 yılında alınan Özelge’ de   

“Bu hüküm ve açıklamalar çerçevesinde, işverenlerce ödenen şahıs sigorta primleri, işle ilgili olarak ticari kazancın elde edilmesi ve idame ettirilmesi için ödenen ücret kapsamında olduğundan, söz konusu primlerin öncelikle ücretin matrahına ilave edilerek  Gelir Vergisi Kanununun 94 üncü maddesinin birinci fıkrası gereğince gelir vergisi tevkifatı kesilmek suretiyle vergilendirilmesinden sonra GVK  40 a göre genel gider olarak herhangi bir tutar ve oran sınırlaması olmaksızın indirim konusu yapılması mümkündür” ifadesine yer verilmiştir.

Şirketlerin personeli adına yaptırdığı ve bedelinin şirket tarafından karşılandığı Özel Sağlık Sigortasının gider yazılabilmesi için ücret olarak bordroya konması SGK istisnası sonrasından GV ve Damga Vergisine tabi tutularak giderleştirilmesi gerekmektedir. GVK bakımından herhangi bir istisna söz konusu değildir.

Yukarıda yer verilen 1 ve 2 uygulama şekli yanlış olup şirketlerin bilmeden Vergi kaçırmasına neden olduğu da bir gerçektir. Bordro uygulamalarındaki hatalar şirketlerin risklerini arttırmaya devam etmektedir.

Saygılarımla.

Şakir Gülsever

İş ve Sosyal Güvenlik Müşaviri
İK Yönetim Danışmanı
SMMM –EğitmeN



Paylaş:

30 Ağu 2018

BAKANLIK DENETİMLERİ HIZLI BAŞLADI


Çalışma Hayatı ile ilgili son dönemlerde yapılan değişiklikler için Şirketler İnsan Kaynakları Süreçleri ve Yasal uygulama süreçlerinin sağlıklı olarak birlikte yapılandırılması ile riskleri önleme imkanı bulunmaktadır.
Çalışma Bakanlığı tarafından yapılmaya başlanan çapraz kontroller ile firmaların yasal belgeleri ve ve ücret bordroları alınarak yapılan çalışmalar sonucunda ciddi problemlerle karşılaşılması nedeni ile tedbir almaları önemli bulunmaktadır.
01.08.2018 Tarihinden itibaren Elektronik sektörü ile başlayan çapraz denetimler tüm sektörlere yayılacaktır. Firmaların büyük bir kısmının eksikleri nedeniyle geçmişe yönelik Sigorta bildirge,muhtasar beyanlarının cezalı olarak değişimi söz konusu olduğu kadar alınan teşviklerin faizleri ile iadesi söz konusu olacaktır.
İNDENSE olarak firmaların bu konudaki risklerini önleyici tedbir almak için firmamıza ulaşmanızda fayda bulunmaktadır.

Şakir Gülsever 
İK Yönetim Danışmanı 
İş ve Sosyal Güvenlik Danışmanı 
Eğitmen 
www.İndense.net
www.indensehr.com
0216 709 26 94
0532 236 13 39

Paylaş:

6 Ağu 2018

TEŞVİKLERİNİZİ İYİ KORUYUN

         

İstihdamın arttırılması için SGK tarafından verilen teşvikleri İşletmeler almak için çaba sarf etmektedir.  Alınması kolay olan bu teşviklerin firmalar şartlı olarak almaktadır. Kanun ve tebliğlere göre teşvikleri alırken en önemli kavram yasalara uygun olarak istihdam sağlamak ve işveren olarak belli istihdam koşullarına uymak gerekmektedir.

Yasa ve tebliğlere göre işverenlerin uyması gereken önemli kurallar bulunmaktadır.
1)     Kaçak personel çalıştırmayın,
2)     Ücret ve diğer ödemeleri doğru yapın,
3)     Aylık bildirgeleri zamanında verin,
4)     Ödemeleri zamanında yapın.
5)     Sizin ve alt işveren'lerinizin prim borcu bulunmasın
6)     Taksitlendirilmiş borcunuz varsa bunları da zamanında ödeyin,
Yukarıda yer verilen şartların sağlanması halinde çıkarılan çeşitli yasalar ile SGK tarafından aylık prim tahakkuklarında indirim uygulanarak firmalar teşvik edilmektedir.

Alınan bu teşvikleri firmaların büyük kısmının hak ettiğinden bahsetmek imkanı bulunmamaktadır.  Yazının başlığında bahsettiğim gibi teşviklerin korunmaya ihtiyacı bulunmaktadır.  Alınan teşvikler firmalar kendi paraları olarak görmekte ve yapması gereken işlere önem vermemektedir.

Alınan bu teşvikler kurallara uyduğumuz zaman işletmelerin maliyetlerini azaltan önemli bir kaynak olsa da firmalara gizli riskleri olan çok daha pahalı bir kaynak olarak geri dönecektir.
a)     Alınan teşviklerin tamamının faizleri ile birlikte geri alınması,
b)     Aylık Prim Hizmet Belgelerinin yeniden verilmesi
c)      Her bildirge için 4.059TL İPC ödenmesi(Aylık 20 civarında bildirge veren firmalar için 100.000TL aylık İPC cezası), Asgari 5 yıl,
d)     Bu ödemeler gider yazılamayacağı için Kanunen Kabul edilmeyen gider olarak % 20 Kurumlar vergisi ödemesi için Vergi beyannameleri yedinden verilmesi ve cezaları ile ödenmesi,
e) Ücret ödemlerinin bir kısmının elden ödenmesi halinde Teşviklerin kaybı, faizler,bildirge cezaları, muhtasar beyannamelerin geçmişe dönük yeniden verilmesi sigorta ve vergilerin  yeniden hesaplanması, bildirgelerin yeniden verilmesi,
f)       Son yönetmelik değişikliklerine göre ücret gizleyen veya haksız ödeme yapılmasına neden olan yönetici ve kişiler için Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusu  yapılan 5 yıla kadar hapis cezası istemi,

Mevcut yasalar ve son değişikliklere uygun davranmayan işletmeler için ciddi yaptırımlar gündeme gelmektedir.   Tüm bu olayları tetikleyecek olaylar ise Meslek Kodu Çalışması ile SGK tarafından başlatılan ve incelemeler ile Bildirge ve Muhtasar beyannamelerin birleştirilmesi aşamasında yaşanacaktır.

Sağlıklı Organizasyon şeması bulunmayan şirketlerin Meslek Kodlarının doğru  olmaması nedeniyle düzenleme yapmaya ve tedbir almaya ciddi anlamda ihtiyacı olacaktır. Unutulmaması gereken tedbir almama halinde firmaların yaşayacağı ciddi maliyetler oluşacağı gibi alınan teşviklerin geri dönüşünün ciddi boyutlara ulaşacak olmasıdır. 

Bir diğer konu ise Kendi işletmenizde bazı tedbirler alma imkanı bulunsa da Alt işveren firmaların tüm işlemlerinin sorumluluğu firmanıza ait olması nedeniyle onların hatalarından dolayı da bu kayıpların yaşanması kaçınılmaz olacaktır.

Saygılarımla.

Şakir Gülsever

İş ve Sosyal Güvenlik Müşaviri
İK Yönetim Danışmanı
Eğitmen

Paylaş:

20 Tem 2018

SGK Meslek Kodları Uygulaması ve Ceza Sorunları


SGK Meslek Kodları ile ilgili düzenlemelerin 31.12.2017 tarihine kadar yapılması zorunlu olmasına rağmen firmaların gerekli kod değişikliklerini yapmadıkları veya kod hataları nedeniyle ücret sorunları yaşadıkları görülmektedir.

09.08.2016 Tarihli Resmi Gazetede yayınlanan 6728 sayılı Kanun ile 01.01.2018 tarihinde yürürlüğe girmek üzere 5510 sayılı Kanun’un 102. Maddesine eklenen n bendi ile,
“n) Muhtasar ve prim hizmet beyannamesinde, sigortalıların işyerlerinde fiilen yaptıkları işe uygun meslek adı ve kodunu, gerçeğe aykırı bildiren her bir işyeri için aylık asgari ücreti geçmemek üzere meslek adı ve kodu gerçeğe aykırı bildirilen sigortalı başına asgari ücretin onda biri tutarında; idari para cezası uygulanır.” Hükmü ilave edilmiştir.

01.07.2018 Tarihinde yürürlüğe girmesi kararlaştırılan Muhtasar ve Prim hizmet belgeleri yürürlüğe girmesi 01.10.2018 Tarihine ertelenmesi nedeniyle SGK Meslek Kodlarını değiştirmeyen firmalara ceza kesmemektedir.

01.10 2018 Tarihinden sonra ise firmaları ciddi yaptırılmalar beklemektedir. Madde hükmüne göre her işletmeden yapılacak tespitler için kişi başına kod hatası için 203. TL idari para cezaları kesilmesi dışında APHB değişiklik yaparak yeniden verilmesi nedeniyle değişecek her bildirge için asgari ücretin 2 katı tutarında (4.059TL her ay için) İPC ödemek durumunda kalacaklardır.

Meslek Kodlarını 01.10.2018 Tarihine kadar her zaman değiştirme imkanı bulunmaktadır. Ancak asıl bilinmeyen fiilen yapılan işe göre kodlar verildiğinde bordroda düşük ücret gösterilenler ile ilgili SGK tarafından yapılacak ciddi yaptırımlar firmaları beklemektedir.

ÖRNEK: Yöneticilere aldıkları eğitimleri ile ilgili verilen Meslek Kodları yapılan işlere uygun hale getirildiği zaman sorunlar başlayacaktır.  Elektrik Mühendisi olan Genel Müdür’ e Elektrik Mühendisi diye verilen kodu GENEL Müdür kodu değiştirildiğinde Sigorta matrahı 5.000. TL ise Genel Müdür Karşılığı 10 000.TL Brüt ücret ise geçmişe yönelik  5.000. TL her ay için  aylık SGK matrah farkı üzerinden  prim ve işsizlik primi, vergi farkı için tahakkuklar yapılmak zorunda kalınması kaçınılmazdır.

Şirketlerin kayıpları:

  1. 1)   5.000TL. Brüt fark için 5.000.* % 15 SGK Primi ve 750. TL işçi payı
    2)    5.000-750.TL =4.250. TL Vergi Matrahı * % 27 vergi oranı ile 1.147,50 GV.
    3)    5000.TL S. Matrahı farkı 5000.*0.225 =1.125 TL  işveren sigorta  ve işsizlik primi,
    4)    APHB değişeceği için her bildirge için 4.059.TL idari para cezası,
    5)    Vergi ziyası cezası Verginin % 50 si, Usulsüzlük cezası 2 kat olarak uygulanır,
    6)    Fark vergi 1.147,50 TL *2,5 kat =   2. 869 Vergi cezaları,
    Toplam olarak 1 kişinin meslek kodu yanlışlığı veya bilerek ücreti düşük ödenmesi halinde Sigorta işçi ve işveren maliyetleri toplamı: 
    1)    1.875 TL primler +4.059 APHB cezası=        5.934. Aylık SGK ödemesi,
    2)    1.147.50 G.V+2.869TL Vergi ziyaı cezası = 4.016,50 Aylık Vergi dairesi ödemesi,
    3)    TOPLAM ÖDEME-  9.960.50 TL aylık maliyet
    4)    Toplam Yıllık Maliyet 9.960.50TL*12 ay= 119. 526 TL
    5)    Firmanın Teşviklerinin geri alınması 50 Personeli olan firmada ortalama 5.000. TL brüt sigorta matrahı ile 250.000. TL Sigorta matrahı üzerinden % 5 teşvik alması ’250.000*%5=12.500.TL teşvik iadesi *12 ay= 150.000.TL 
  1. Riskler:

1.    Aylık tahakkuk eden prim ve vergi faizleri hariç olmak üzere 1 yıl için 1 personel için 270.000.TL+ faizlerin ödenmesi gerekecektir.  Yaklaşık 325.000TL 1 kişinin meslek kodu yanlışlığı veya ücretinin bilerek düşük gösterilmesi sonucu firma ödeme yapacaktır.
2.    5 yıllık sürdürülen düşük ücret sonucu 1 kişi için 1.700.000 TL’ ye ulaşacaktır.
3.    Son çıkarılan yönetmelikle kararlara göre bilerek yapılan bu hatalar işin işverenin 1-5 yıl arasında hapsi için Cumhuriyet Savcılığına SGK tarafından bildirilecektir.

Firmalar neler yapmalı:
1)    Şirket organizasyon şemaları çıkarılmalı,
2)    Organizasyona göre görevler belirlenmeli,
3)    Meslek Kodları bu görevlere göre tanımlanmalı,
4)    Ücretler Meslek Kodlarına göre belirlenmeli,
5)    Değişiklikler İK süreçlerine sağlıklı olarak entegre edilmeli,
6)    1.10.2018 öncesinde her şey doğru ve sağlıklı yapılandırılmalı.

Yapılandırma zamanında yapılmadığı takdirde SGK yaptırımlarına katlanmak zorunda kalacaktır.   En önemli konu ise elden ücret ödeyen firmalar ve alt işveren firmalar ile ilgili sorunlar olacaktır.

Elden ödenen ücretler ile ilgili belgeler ortaya çıkarılamadığı için bazı durumlarda bazı durumlarda bir kez daha elden ödenmesi gerekecektir. Alt işverenler ile ilgili tüm yükümlülükler asıl işveren tarafından ödenmek zorunda kalınacaktır.

Firmalara tavsiyemiz 1.10.2018 tarihinde Muhtasar ve prim bildirgelerinin birleştiği zamana kadar yukarıda yer verdiğimiz tedbirlerin alınmaması halinde önemli sorunlar yaşanacaktır. 

Geçmiş dönemlerde affedilir veya çözüm olabileceği yanılgısına firmaların düşmemesi gerekir. Nedeni ise ekonomik sorunlar nedeniyle bütçe gelirlerini arttırmak için tüm kurumlarda gelir arttırıcı denetimler yapılarak cezalar kesilmeye başlamış bulunmaktadır.

Firmalara tavsiyemiz bu süreci iyi planlaması ve hata yapmamaları gerekir. Sağlıklı ve sistematik şekilde yapılanmamaları halinde daha fazla sorunlara ortaya çıkacaktır

Saygılarımla.

Şakir Gülsever

İş ve Sosyal Güvenlik Müşaviri
İK Yönetim Danışmanı 
Eğitimci-Bilirkişi


Paylaş:

7 Haz 2018

Şirketinizi İK ve Yasal Uygulama Risklerine Karşı Korumak İçin Denetim yaptırın?


Sosyal Güvenlik Kanunu, İş Kanunu’ ve diğer kanunlarda yapılan değişikliklere bağlı olarak yapılan uygulamalar şirketlerde önemli sorunlara yaşanmasına neden olmaktadır.

01.10 2018 tarihine ertelenen Bildirge ve muhtasar beyannamelerin birleştirilmesi, Meslek Kodları uygulamaları işveren sorunları daha fazla arttıracaktır. Birleştirme ile elektronik ortamda SGK tarafından yapılan çapraz denetimler ve yerinde denetimler önemli ve riskli durumlar ortaya çıkarmaktadır

Firmalar; Sorunları aşmaya çalışsalar da bilgi eksikliği nedeniyle istenen sonuçları sağlama imkanı bulamadıkları durumlar ile karşılaşmaktadır.  İşçi-İşveren ilişkilerinde yasal uygulamaların sağlıklı olarak yerine getirilmesine ihtiyaç bulunmaktadır.  Bilmeden sorunları çözmeye çalışmak daha ağır sonuçları ortaya çıkarmaktadır.

Çalışma Hayatını düzenleyen Yasaların gerektirdiği hukuki sorunları ortadan kaldıracak tedbirler alınmasına ihtiyaç bulunmaktadır.  Uygulamaların zamanında ve yasal Prosedüre uygun olarak yapılmaması ve sorunların bilinmemesi halinde İPC (İdari Para Cezaları), geriye dönük tahakkuklar ve ödemeler yapılırken alınan teşvikleri kaybetme riskleri yaşanmaktadır.

Firmalarda İK ve Yasal Konularda DENETİM yapılarak şirketleri koruyucu tedbirlerin alınmasına ihtiyacı bulunmaktadır.

Firmalarda Risk Oluşturan durumlar?
                    1.      Bordroda düşük gösterilen ücret riskler,

2.      Organizasyon, Görev Tanımına uygun ödenmeyen ücret sorunları,
3.      Meslek kodlarını değiştirmeme veya yanlış kod verme riskleri,
4.      Alınan Teşviklerin faizleri ile birlikte geri verilmesi sorunları,
5.      Alt işverenlerin denetlenmemesi nedeniyle oluşan riskler,
6.      Mesleki tecrübelerine rağmen asgari ücret ödenen işçi dava riskleri,
7.      Bilgi eksikliği nedeniyle SGK ve Vergi İdaresine yapılmayan bildirimler,
8.      Bordroya konmayan veya eksik konan ücret ve yardım ödemeleri sorunları,
9.      Kıdem ve İhbar Tazminatı hesaplama hataları,
10.  Arabulucu veya iş davalarına hazırlık yapılmaması sorunları,
11.  İş Sözleşmelerinin düzenlenmesi ve sona erdirme sorunları, 
12.  DENETİM Yapılmaması nedeniyle hatalı yapılan uygulama sorunları, 
13.  Yıllık İzinlerin kullanımı sorunlar ve iş kazası rücu davaları sorunları,
14.  Geçici İş Göremezlik işlemleri ile gereksiz maliyet sorunları,
15.  Kimlik Verilerinin Korunmaması riskleri,


Yukarıda yer verdiğimiz ve benzer riskler nedeniyle firmalarda ciddi sorunlar yaşanmakta bildirge ve Muhtasar birleştirilmesi nedeniyle firmaların tedbir almaması risklere davetiye çıkarma sorunu yaşanmasına neden olacaktır.

Sosyal Güvenlik Kanununda ve Sigorta İşlemleri Yönetmeliklerinde Bilhassa 2017 Aralık ayında yapılan değişiklikler nedeniyle firmalar ciddi yaptırımlar ile karşılaşmaktadır

Bilhassa uygulama konularına hakim olmayan uzmanlar tarafından firmalarda bilmeden yapılacak hataların bulunması, tedbir alınması ile önemli kazanımlar elde edilmektedir.

Geçmiş ve Gelecek dönemdeki Risklerinizi öğrenmek için DENETİM yaptırmak ve tedbir almak için İNDENSE’ yi aramanız şirketinize önemli faydalar sağlayacaktır.

İnsan Kaynakları Yönetimi, İş Yasası ve Sosyal Güvenlik Yasası Uygulamalarına hakim, İNDENSE Yönetim Danışmanları tarafından İK ve Yasal Uygulamalar konusunda DENETİM yapılarak firmalara gelecek riskleri önleyici   Danışmanlık hizmeti”  verilmektedir.

Geçmiş dönemdeki yaşanmış ve gelecekte yaşanacak risklerinizi önleyici tedbirler almak için İNDENSE Danışmanları tarafından denetim yapılarak firmalar geleceğe hazırlamaktadır.

Yukarıda yer verilen DENETİM ve DANIŞMANLIK HİZMETİ ile ilgili daha kapsamlı bilgi almak için Yönetim Danışmanımızı arayarak gerekli bilgileri alabilirsiniz.

Saygılarımızla.

Şakir Gülsever

İŞ ve sosyal Güvenlik Danışmanı
İK Yönetim Danışmanı-Eğitmen

Tel: 0216 704 26 94/15 Dahili
Cep Tel: 0532 236 13 39




Paylaş:
Copyright © Şakir Gülsever | Powered by Şakir Gülsever