28 Oca 2020

İŞ VE SOSYAL GÜVENLİK HUKUKU YASAL UYGULAMALARI İÇİN E- DANIŞMANLIK


     

       İnsan Kaynakları ve Yasal Uygulamaları konularında bilgi birikimi yeterli olmayan firmalar önemli kayıplar yaşamaktadır. 

 İş Davalarına ve SGK Denetimlerine hazırlanmak ve gerekli tedbirleri almak için Yasal değişikliklerin uygulama aşamasında acil bilgi ihtiyacı oldukça önemli bulunmakta ve firmaları korumaktadır.

     E-Danışmanlık hizmeti ile İNDENSE risklerinizi ortadan kaldırma imkanı sunuyor.

         2020 Eylül ayı sonuna kadar firmaları bekleyen ciddi yaptırımlardan korunmak için Ocak 2020-30.09.2020 döneminde alınması gereken tedbirler(Beyanname birleştirme-SGK ve Vergi Denetimleri, firmaların vergi numaralarının silinmesi- Cumhuriyet savcılıklarına SGK ve Vergi kaçakları ile ilgili bildirimler) nedeniyle sağlıklı yapı kurmayan firmaları ciddi riskler beklemektedir. (SGK Stratejik eylem Planı)

  SGK Tarafından firmalara gönderilmeye başlayan düşük beyanların  (Sigorta matrahlarının) düzeltilmesi ve teşviklerin geri alınması sorunlarına karşı tedbir  için firmaların bilgi birikimi ile düşük maliyetler ile karşılaşmak, riskleri azaltıcı tedbirlerin zamanında almak alarak etkin mücadele gücü çalışmaları ile sorunları çözmeleri büyük önem taşımaktadır.

     İK ve Yasal konularda hatalı işlem yapmamak, yüksek maliyetlere katlanmamak için İNDENSE tarafından sunulan E-DANIŞMANLIK HİZMETİ ile şirketinizi koruyarak geleceğe hazırlayın ve önemli avantajlar elde edin.

NEDEN E-DANIŞMANLIK,
  • Ø  İnsan Kaynakları Yönetim Sistemi ile geleceğe hazırlanmak,
  • Ø  Yasal uygulamaları yapan yönetici ve uzmanları geliştirmek,
  • Ø  İş ve Sosyal Güvenlik Mevzuatı bilgisi ile doğru işlem yapmak,
  • Ø  Personel Politikalarına yön vererek verimlilik sağlamak,
  • Ø  Yasal Uygulamalar ve Denetimlerde, maliyetleri azaltmak,
  • Ø  Arabulucu ve İş davalarında şirket kayıplarını azaltmak,
  • Ø  Alt işveren ilişkilerinde riskleri ortadan kaldırmak,
  • Ø  Çalışan ilişkilerini sağlıklı ve Doğru Yönetmek,  
  • Ø  Çalışma Bakanlığı ve SGK Denetimlerinde kayba uğramamak,

 İNDENSE E-DANIŞMANLIK HANGİ HİZMETLERİ SUNUYOR
  • Ø  İşverenin Yasal Sorumluluk risklerini ortadan kaldırmak;
  • Ø  İşveren Yönetim Haklarının etkinleştirilmesi,
  • Ø  “İşçi-İşveren” ilişkilerinin sağlıklı yönetilmesi,
  • Ø  İnsan Kaynakları yapılanması ile Kurumsal Yapı kurmak, 
  • Ø  Yöneticilerin ve Alt Yöneticilerin bilgilendirilmesi,
  • Ø  Etkin İnsan Kaynakları çalışmalarının planlanması,
  • Ø  İnsan Kaynakları Belgelerinin Tasarımının yapılması,
  • Ø  İK, İş yasası ve SGK mevzuatı danışmanlık hizmetleri verilmesi,


İNDENSE E-DANIŞMANLIK HİZMET AŞAMALARI
  • Ø  İK, İş Yasası ve Sosyal Güvenlik uygulamaları Denetimi yapılması,
  • Ø  Denetim eksiklikleri bilgilendirme ve tamamlanması,
  • Ø  Yöneticilere ve İK birimine e-Danışmanlık hizmeti verilmesi,
  • Ø  E-Danışmanlık Hizmeti ile şirket gereksiz maliyetlerinin ortadan kaldırılması

 Unutulmaması gereken:
 “Şirketlerde en çabuk geri dönen yatırım İnsan Kaynakları ve Yasal konular için yapılan yatırımdır.”

Firmalar: 2020 yılında yapılacak yatırım şirketiniz için çok önemli?

İNDENSE tarafından verilen E-Danışmanlık hizmeti konusunda teklif almak için,
bilgi@indense.net mail adresimize aşağıdaki bilgileri göndererek teklif alabilirsiniz,

Teklif için: Firma Unvanı,  Adresi ve İletişim bilgisi, Personel Sayısı, Bulunduğu şehir

Danışmanlık şekli ve sürecinde; Denetim ve bilgilendirme konusunda e-mail veya telefon ile danışmanlarımızdan bilgi alabilirsiniz.

Tel: 0549 575 06 50
Tel: 0216 709 26 91

Paylaş:

20 Oca 2020

İşverenler Yönetim Hakkı Konusunda Yeterli Bilgiye Sahip Mi?


     Şirketler ve işverenler yasa ile kendilerine tanınan Yönetim Hakları konusunda yeterli bilgiye sahip olmadıkları için genellikle uygulamaları doğru yönetememektedir.

 Yasa ile kendilerine tanınan haklar ve belge oluşturma konusundaki yetersizlikler sonucu Arabulucu görüşmeleri ve açılın davalarda belge bakımından eksiklikler nedeniyle davaların büyük bir kısmını kaybedilmektedir.

Genel olarak yaygın olan kanı "Mahkemeler işçiden yana karar aldıkları için davaları kaybetmekteyiz diye nasılsa kaybedeceğiz "diye yapılanmadıkları görülmektedir.

 Bu öngörü “ÖĞRENİLMİŞ ÇARESİZLİK “ diye tanımlanan bir ruh halini ortaya koymaktadır.  Ancak genel olarak bakıldığında işverenlerin Yönetim Hakkını kullanma konusunda bilgi eksiklikleri bu sonucu  hazırlamaktadır.

Bu konuda işverenlerin kendileri, Genel Müdürleri,Genel Müdür Yardımcıları ve Yöneticilik konusunda bilgi eksiği olan İK Yöneticileri, İK işleri yapmaya çalışan Mali konulardaki yöneticiler  Yönetim haklarının ne olduğunu, Çalışan ilişkileri ile ilgili yapılması gereken çalışmalar konusuna zaman ayırmadıkları için sorunlar ile uğraşmaktadır.

Şirketlerde  Yöneticilerin görevlerinin % 30’ u İnsan Kayağını yönetmek olmasına rağmen bu konuda eğitim almadan çalışanları yönetmeye çalışmaktadır. Aslında bilinmesi gereken Yönetim Haklarını kullanmaları halinde verimsizliği önleyecekleri gibi gerçek anlamda yönetmeyi, yönetici olmanın başarısını yaşayacaklarını ve kendilerini geleceğe hazırlama imkanlarına sahip olacaklarıdır.

Genel olarak işverenlerin İnsan Kaynakları ve Yasal süreçler bakımından yapılanma için ayrılacak fon  kısa sürede geri dönmektedir.. Bir davada kaybedilen tutarlar şirketlerin geleceğine yön verecek kadardır.  Önemli olan personelin işe girişinden başlayan, çalışma döneminde devam eden ve personelin işten ayrılma süreçleri ile ilgili yapılması gereken çalışmalar önemli bulunmaktadır.  Bu dönemlerin iyi yönetilmemesi halinde davalarda belge sunulamadığı için davalar kaybedilmektedir.  

Uluslar arası standartlara göre İnsan Kaynakları Yönetimi için 10 fonksiyon bulunmaktadır. Bu fonksiyonlara göre yapılanırken Yasal konularda belirlenen İşveren Yönetim Haklarını birlikte değerlendiren Şirketler başarı sağlayacaktır.  

Unutulmaması gereken İşverenler ve Yöneticilerin Yönetim Haklarını uzmanlara emanet ederek sürecin sağlıklı yönetilemeyeceğini bilmelerinden  geçmektedir.  

Saygılarımla.

Şakir Gülsever
İK Yönetim Danışmanı
İş ve Sosyal Güvenlik Danışmanı
SMMM-Eğitimci

Paylaş:

13 Oca 2020

İSTİFA ALINARAK İŞÇİYE ÖDENEN KIDEM TAZMİNATI VE İŞSİZLİK ÖDENEĞİ SORUNU



Şirketler; İşçilerini problem yaşamadan işten ayırmak için kendi buldukları sistem ile KIDEM ve İhbar tazminatların ödemek kaydıyla istifalarını alarak çıkış işlemleri yapmaktadır. 

Bu durum İşçi tarafından haklarının ödenmesi nedeniyle ses çıkarmadan haklarını alıp ayrılmaları ile sonuçlanmaktadır.

İstenen bu işten çıkarma durumu sonuçlansa da gelecek dönemde işverenlerin karşısına SGK, Vergi İdaresi, İŞKUR ve Teşvikler nedeniyle önemli sorunlar olarak çıkmaktadır.

Bu sistemin aksayan yönleri oldukça riskli ve işverene maliyeti daha fazla olmaktadır. Çalışma Bakanlığı ve SGK tarafından yapılan kontrollerde işçinin işten çıkışı ile ilgili  dosyada istifa dilekçesi bulunması veya işçinin şikayetçi olması halinde işçinin zorlandığı ve tazminatlarını alabilmek için istifa dilekçesi verdiği ortaya çıkmaktadır.

Bir diğer husus çıkmayı kabul eden işçinin mağdur olmaması ve işsizlik fonundan ödeme alması için işten çıkış Kodu: “4- Belirsiz süreli iş sözleşmesinin işveren tarafından haklı sebep bildirilmeden feshi ı” olarak SGK çıkışı yapılmaktadır. Çıkış belgeleri ile işçi, İŞKUR’ a başvurarak prim ödeme gün sayısına göre 6 ile 10 ay arasından işsizlik ödeneği almaktadır.

Son zamanlarda yapılan Denetimler, Yargı Kararları ve Vergi idaresinin görüşleri bu işlemin usulsüzlüğü hakkında kararlar ve uygulamalar ile işverenleri zor durumda bırakmaktadır. İstifa dilekçesi alınarak işçinin işten çıkarılması, yasal olarak Kıdem ve ihbar tazminatı ödenmesini gerektiren bir durum olmadığı,bu şekilde yapılan çıkışlarda ödemelerin ücret olarak vergi ve SGK primine tabi olacağı ayrıca işçiye haksız yere ödenen işsizlik maaşlarının faizleri ile birlikte işverenden geri alınacağı hususunda açıklamalar bulunmaktadır.

Denetimler ve işçinin çıkışına itiraz ederek işe dönmek için Arabulucu ve mahkeme yollarına başvurması halinde işveren tarafından yapılan işten çıkışların 4857 Sayılı İş Kanunu 18 maddesinde belirlenen Yetersizlik, Davranışlar, İşin ve İşyerinin Gereklerinden Kaynaklanan geçerli durumlardan herhangi birine girmediği, bu konuda hazırlanmış her hangi bir belge olmadığı için işçinin işe iade davası açması halinde belge ibraz edilemediği için işveren tarafından istifa dilekçesinin gündeme getirilmesi halinde yapılan çıkış işlemleri ve ödemeler usulsüz olmaktadır.

Ayrıca istifa alınarak kıdem tazminatı ödemesi 1475 Sayılı İş Kanunun 14 Maddesinde sayılan hallerden biri olmadığı için kıdem tazminatı ödenemez. Bu konuda bazı şirketler tarafından İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığına yapılan başvurularda verilen görüşte,
            Bu hükümlere göre işyerinden kendi isteğiyle ayrılan (istifa eden) bir çalışana işverence tazminat ödemesi yapılması İş Kanunu’ nun 14.maddesinde tanımı yapılan kıdem tazminatı kapsamına girmediğinden Gelir Vergisi Kanunu’ nun 25/7.maddesine göre vergiden istisna edilmesi mümkün değildir. Bu nedenle, işverence kendi isteğiyle işten ayrılanlara yapılacak tazminat ödemelerinin ücret olarak değerlendirilmesi ve Gelir Vergisi Kanunu’ nun 61, 94, 103 ve 104.maddeleri gereğince tevkif suretiyle vergilendirilmesi gerekmektedir. “

Ortaya çıkan bu durum nedeniyle ödenen Kıdem, İhbar tazminatları ücret olarak değerlendirilerek geriye dönük tahakkuklar yapılmasına neden olmakta, ödenen işsizlik ödeneği işverenden faizi ile geri alınırken % 5 SGK teşviki ve diğer teşviklerde geri alınmaktadır.

Bir diğer husus ise işçi istifa etse de bu şekilde çıkış yapılması işçinin dava açma haklarını ortadan kaldırmamaktadır. Kıdem ve ihbar tazminatı ödenmesi ve işsizlik tazminatı alınması için kullanılan çıkış nedenleri sorun yaratmaktadır. Kıdem ve İhbar tazminatı ödenen hallerde işçinin 4857 Sayılı İş Kanunun 18 Maddesindeki geçerli nedenler ile ilgili belgeleri Denetimler, Arabulucu görüşmeleri sonunda açılacak davalarda ortaya koyması gerekmektedir. Aksi halde ödenen tazminatlar ücret olarak SGK, Vergi bakımından ücret olarak kabul edildiği gibi geçmişe dönük önemli riskler barındırmaktadır.

Saygılarımla,

Şakir Gülsever
İş ve Sosyal Güvenlik Danışmanı
İK Yönetim Danışmanı
SMMM-Eğitmen


















Paylaş:

6 Oca 2020

YILLIK İZİNDE YENİ YARGITAY KARARI “ İŞVEREN YÖNETİM HAKKI”?


   4857 Sayılı İş Kanunun 53-60 Maddelerinde yer verilen Yıllık İzin Hak Etme ve kullanma konusunda işçi-işveren arasında zaman zaman tartışmalar yaşanmaktadır. Yıllık izin kullanımında işveren Yönetim hakları bakımından izin taleplerinin karşılanmasında sorunlar yaşandığı bilinen bir gerçektir.  Bazı işletmelerde Yıllık izinlerin hiç kullandırılmadığı, bazı işletmelerde ise 14 kez ayrı ayrı günlük izin kullanıldığı veya  bazı işletmelerde 20 kez günlük izin şeklinde kullanıldığı ve defterlere 20 kez izin  kaydı yapıldığı denetimler ile ortaya çıkmaktadır.

İşletmelerde çalışan Yönetici ve İnsan Kaynakları uzmanları tarafından işçinin istediği zamanda izin kullandırılması işletmelerde verimsizliğe ve işlerin aksamasına neden olduğu tespit edilmesin rağmen yasaya aykırı olarak izin kullandırılmaya devam edildiği görülmektedir.
.  
Yıllık izin kullanımlarında yasa ve yönetmelik hükümleri esas alınması gerekli ve zorunludur. İdari para cezaları dışında iş kazalarında işçinin tüm maliyeti işverene rücu edilmektedir. 4857 Sayılı İş Kanunun ilgili maddeleri ve Yıllık izin yönetmeliği gereğince yıllık izin hak edildikten sonra 1 yıl içerisinde yasaya uygun olarak kullandırılması zorunludur.  Yıllık izin kullandırma şekli için İşverenin Yönetim Hakkı ile ilgili yükümlülükler getirilmiştir.

İşçinin işe girdiği tarihten itibaren 1 yılını tamamladıktan sonraki yıl içerisinde bölümünün 10 gün olarak bir defada kullanılmasına yasa ve yönetmelikte yer verilmesine izinler bazen hiç kullandırılmadığı gibi bazen de birer ikişer gün kullandırılmakta bazı zamanlarda ise iş yoğunluğu veya işçinin istemesi nedeniyle kullandırılmamaktadır. Ancak yasa gereğince bir bölümünün 10 gün blok halinde kullandırılması zorunludur.  Zorunlu olan 10 günlük toplu iznin kullandırılmaması veya zamanında kullandırılmaması halinde SGK bakımından iş kazaları ile ilgili maliyetler işverene fatura edilmektedir.

Yargıtay Kararlarında Yıllık izin kullanımı;

Yargıtay Hukuk Dairesi tarafından verilen kararlarda, yıllık izin kullanım zamanının işverenin belirleyeceğini, işçinin kendi isteğine göre tatil planı yapamayacağına dair hükümler mevcuttur. Yasa ve yönetmelik hükümleri işverenin Yönetim hakkı gereğince işçi tarafından belirlenen ve seyahat belgeleri ile izne ayrılmak için işverene başvuran ancak işveren tarafından kullanma tarihine itiraz edilerek iznin ertelenmesi ve daha sonra iznin kullanması işveren tarafından işçiye bildirilmiştir.

İşçi tarafından belirlenen tarihe işverenin tarafından onay verilmemesi nedeniyle işçi itiraz ederek izin kullandırmadığı için iş sözleşmesini haklı nedenle feshetmiştir.  Mahkeme kararına işverence  itiraz edilmesi sonucu Yargıtay; İşverenin onayı ile işçinin izne çıkması gerektiği, İşverenin yönetim hakkını kullanarak yıllık izni erteleyebileceğine karar vermiştir. İşçi’ nin fesih gerekçesini yerinde bulunmadığı hükmüne kararda yer verilmiştir. Ayrıca; İş Kanunu’ nda sayılan haklı nedenle fesih sebepleri arasında izin kullandırmama halinde iş sözleşmesinin feshi yer almadığı konusuna vurgu yapılmıştır. 
Son Yargıtay kararına esas olan ancak yıllardan beri uygulamanın yanlış yapıldığı İşverenin Yönetim Hakkı esas alınarak yıllık izin planlarına göre işçinin izne çıkması gerektiği açıklanmış bulunmaktadır.

Yasa çok açık;  Yıllık izin kullanımında ilk bölümü 10 gün olmak üzere kalan günler ise işverenin yönetim hakkı gereğince işe ve işyerine uygun olarak planlanması ve kullandırılması zorunludur. Ancak tartışma konusu olan 10 gün blok izin kullandırılması oldukça önemli bulunmaktadır. Yasa ve Yönetmelik kesin olan uygulamaya yön vermektedir.

Yanlış izin kullandırmanın sonuçları:
İş Kanunu’nda sayılan haklı nedenle fesih sebepleri arasında izin kullandırmama veya işçinin istediği zamanda kullandırılması konusu yer almamaktadır. Yönetmeliğe göre 14 kez -20 kez izin kullanma kavramı da yasaya aykırı bulunmaktadır. Yasaya aykırılık dışında İş Kazalarında 10 günlük blok izin kullandırılmadığı takdirde İş kazası halinde SGK tarafından işçi tedavi edilmekte ancak tüm maliyetler işverene yansıtılmaktadır (İş Kazası nedeniyle malul olan bir işçi için 3.000.000TL-4.000.000.TL civarında işverenden maliyet talep edilmektedir.

Yıllık izin kullanma yetkisi:

Yıllık ücretli iznin kullandırılması şekil ve zamanı bakımından işverenin yönetim hakkı kapsamında işverenin onayı ile gerçekleşmesi gerekli bulunmaktadır. İş sözleşmesi, personel yönetmeliği, TİS gibi taraflarca belirli tarih ve şekiller kararlaştırılmamış ise işçinin ne zaman ücretli izne çıkarılacağını belirleme yetkisi işverene aittir. Bu kapsamda yıllık ücretli iznin işçinin istediği zamanda   kullandırılmaması kural olarak işçiye haklı fesih imkanı vermez.

Yargıtay, 9. Hukuk Dairesi 01.07.2019  2017/12550 Esas-2019/1461 Karar işverenin Yönetim Hakkı

Saygılarımla.

Şakir Gülsever
İK Yönetim Danışmanı
İş ve Sosyal Güvenlik Danışmanı
SMMM-Eğitmen

Personel Özlük İşleri ve Bordro Eğitimi 18-19 Ocak 2020
Yöneticiler için İK ve İş Hukuku Eğitimi


Paylaş:

2 Oca 2020

2020 YILINDA İNSAN KAYNAKLARINI NELER BEKLİYOR?

Şirketler; bugüne kadar yapılanma  maliyetleri nedeniyle İnsan Kaynakları konusunda yatırım yapmadıkları gibi  iş yerlerini kendi bildikleri usuller ile yönetmeye çalıştıkları gözlenmektedir.

2020 Yılına kadar muhasebe birimleri ile personel ilişkilerini yürüten şirketler dava açılınca Hukuk birimleri ve Avukatlar ile sorunlarını çözmeye çalışmaktadır. 2020 Yılında bu çalışma şeklini devam ettirmeye çalışan şirketleri önemli zorluklar beklemektedir.

Şirketleri yapılanmaya ve tedbir almaya yönelik çalışmaları Ocak 2020 ayından itibaren başlatmak için kaynak ayırmaları zorunlu hale gelmiştir. Bunun durumun nedeni 2020 yılının başından itibaren şirketler yapılanmadıkları takdirde önemli para cezaları ile karşılaşmaları kaçınılmaz hale gelecek,alınan teşvikleri faizleri ile birlikte iade etmek zorunda kalacaklardır.

İnsan Kaynaklarını Hangi Sorunlar Bekliyor:
1) SGK firmalara yazı göndererek düşük ücret gösteren firmaları ücretleri doğru beyan etmeleri için uyarmaya başladı. 1 Aralık 2019 tarihinden itibaren yazılar gönderilmeye başlandı,
2) Muhtasar beyanname ve prim hizmet belgeleri 01.01.2020 tarihinden sonra birleştirme işlemleri başladı,
3)  28.02.2020 Tarihine kadar SGK ve Vergi İdaresi tam entegrasyona geçerek VERGİ ve Prime tabi kazançları kontrol edecek.
4) 30.09.2020 Tarihine kadar bordrolarını gerçek duruma geçirmeyen firmalar için ciddi denetimler ve işverenlerin Cumhuriyet savcılıklarına sevk edilmeye başlanacak,
5) 30.09.2020 Tarihine kadar düşük ücret ve elden ücret ödeyenlerin kuralları dinlemedikleri vergi ve SGK kaçaklarına neden oldukları için  firmaların mükellefiyet numaraları iptal edilecek.
6)    Kıdem ve Zorunlu BES yasası değişikliklerinin getireceği değişiklikleri ve yenilikler firmaları maliyetler yönünden zorlayacak,
7)   Kimlik Verileri Koruma Kanunu ile ilgili yapılacak çalışmalar.( 30.06.2020 Tarihine ertelendi)
8)    Meslek Kodlarının yanlışlıklarının düzeltilme süreçleri,

Tüm bu değişiklikler ve zorunluluklar nedeniyle firmaların İnsan Kaynakları Süreçlerini yapılandırılması çok önemli hale geliyor. Zamanın çok kısa olması ve tedbirlerin yoğunluğu firmaları önemli ölçüde etkileyecek.

İşletmelerin bu zorlu dönemdeki sorunlarını çözmeleri bu süreçlerin yan etkenleri ortadan kaldırmak ve zarar görmemeleri için DENETİM Çalışmaları yaptırmak ve ortaya çıkacak sorunları çözmek için İnsan Kaynakları süreçlerini yapılandırarak riskleri ortadan kaldırmaları ile kendilerini koruma altına almaları kaçınılmaz hale gelmektedir.

İnsan Kaynakları Fonksiyonlarına göre şirketler organizasyon ve görev tanımlarından başlayarak, işe alım, kariyer planları, ücret yönetimi, performans sistemi ile çalışan ilişkilerine yön vermeleri oldukça önemlidir.

Bilhassa personel ücretleri konusunda yapılacak çalışmalara ile personel ücret dengeleri kurulması,elden ücret ödeme sisteminin kaldırılması,meslek kodlarının organizasyon esas alınarak verilmemesi halinde ciddi  sorunların yaşanmaması kaçınılmazdır.

Genel Müdüre Elektrik mühendisi kodu verilmesi nedeniyle eksik beyan edilen SGK ve Vergi matrahları arasındaki ciddi ücret farklılıkları için firmalar incelemeye alınmaya  başlandı, Bu durumda olan firmalar için 10 yıl geriye dönük bordroların yapılması, SGK ve Vergi cezaları,İdari para cezaları hesaplanması ile faizleri ile birlikte   alınan teşvik bedellerinin geri alınması firmalar için oldukça önemli maliyetlere neden  olacaktır.

Davet ve düzeltme yazıları alan firmaların alınan yazıların  gereğini yapacak çalışmalara tedbir almadan başlanması  da ayrı bir sorun oluşturacaktır.  Firmalar geçmişte bilerek veya bilmeden yaptıkları bu hatalı işlemler nedeniyle bilinçli olarak riskleri önleyici tedbir almadıkları takdirde 2020 yılı sonu olmadan hem mükellefiyetlerinin silinme durumu ortaya çıkacak ve hem de Cumhuriyet Savcılıklarına hapis istemiyle sevk edileceklerdir.

39 Eylem planından 3-4 planda geçen bu tedbirler ve diğer tedbirler için SGK tarafından yayınlanan Stratejik eylem planının şirketlerin okumalarını tesviye ederim. İlk planda ücretlerin mukayesesi için Kasım  2019 ve önceki aylarda incelemesi biten firmaların ücretlerin  düşük gösterilmesi nedeniyle   düşük ücretlerin gerçeği yansıtacak şekilde  düzeltilmesi için Aralık 2019 ayı içerisinde firmalara yazılar gönderilmesi ile fiilen çalışmalar başlamıştır.

SGK tarafından yazı gelmeden sağlıklı çözümler geliştirmek ve incelemeden sorunsuz çıkmak için tüm firmaların İnsan Kaynakları ve personel ücretleri konusunda çalışmaları bazı sorunlardan kurtulmalarını sağlayacaktır.

Saygılarımla,
Şakir Gülsever
İnsan Kaynakları Yönetim Danışmanı
İş ve Sosyal Güvenlik Danışmanı
SMMM-Eğitmen

Paylaş:

18 Ara 2019

SGK ÇAĞRILARA BAŞLADI UYANDA YANACAK UYMAYAN DA YANACAK ?



SGK Stratejik eylem planında yer verilen ve bilhassa Eylül 2020 tarihine kadar tamamlanması gereken maddeler göre   ücretleri gerçek değerinden göstermeyen firmalar  ile ilgili eylem planda 3 önemli yaptırım ile ilgili çalışmalara hız verdi.

3 Aşamada yürürlüğe girecek tedbirler uygun planları yürütmeye başladı,
  1. Muhtasar beyan ve SGK bildirimlerinin birleştirilmesi.(Kaçak personel tespitleri, ve düşük gösterilen ücretler),
  2. Şubat 2020 tarihine kadar vergi idaresi ile tam entegrasyon ve takipler,
  3.  Eylül 2020 Tarihine kadar sisteme uymayan firmaların mükellefiyet kayıtlarının iptal edilmesi ve Cumhuriyet Savcılıklarına bildirim yapılarak 2 ile 5 ayıl arasında hapis cezaları istenmesi.
  4. Bu maddeleri dışında tedbir amaçlı 36 madde daha bulunmaktadır.
SGK ve Vergi İdaresi ve bankalar yatan ücret ödemeleri ile yapılan analizlerden elde edilen sonuçlara göre yapılan analizler sonucu düşük ücret beyan ve elden ödeme yapan firmalar yazı gönderilerek beyanlarını değiştirmeleri istenmektedir.  Aksi halde inceleme yapılacağı konularına yazılarında yer vermektedir.

1-    Yazının gereğini yapan firma riskleri; Yazıyı alan firmaları ciddi yaptırımlar beklemektedir.  Ücretlerde bu yazıyı esas alarak yükselttiği takdirde SGK 10 Yıl geriye girecek inceleme başlatarak SGK, İşsizlik, kayıtlarının düzeltilmesini talep edecektir. 10 yıllık geriye dönük verilen düzeltme beyanları nedeniyle alınan tüm teşvikler faizleri ile birlikte geri alınacaktır. Meslek Kodlarını bilerek doğru göstermedikleri için yeni kodlara göre yeni ücretler üzerinden ayrıca düzeltme beyanları istenecektir.

2-    Yazının gereğini yapmayanlar: SGK yazısına olumsuz cevap veren ücretlerin ve SGK kayıtlarının doğru olduğu konusunda israr eden firmalar ise bakanlık denetimine alınacaklar sonuç değişmiyor. Aynı cezalar ve sonuçlar onları da bekliyor.  Sadece gerçek ücret üzerinden doğru işlem yapan firmalar bu olumsuz durumdan etkilemeyecek.

Firmaları zaman zaman yazılarımız ile 2-3 yıldır uyarmamıza rağmen maliyetler nedeniyle sağlıklı yapı kurmak gerektiği konularında  uyarılara rağmen Sistem Kurmayan firmalar önünde zaman kalmadığı için yapacak fazla bir şeyleri olmayacak, yani 1-2 ayda ne kadar doğru toparlanmaları  ile kısmen kurtuluşlar yaşayacaklardır.

 Elden ücret ödeyen firmalar, gider pusulası ile iş yaptıran firmalar 23 Şubat 2020 tarihine kadar verecekleri beyanlar nedeniyle SGK ve vergi idaresi kıskacına uğramaları kaçınılmazdır. Kendi ayağına kurşun sıkmak zorunda kalacaklardır.

Bir anda yüksek miktarda SGK ve Vergiye esas Matrahlardaki artış SGK ve Vergi idaresinin beklentilerini karşılayacak ancak düzensizliği alışmış firmalar ise yapılacak ek tahakkuklar, her ay için kesilecek İdari Para Cezaları, Vergilerin ödeme imkanı olmadığı için 30. Eylülde işveren kayıtlarının silinmesi ile şirketlerini kapatmak zorunda kalacaklardır.

Bütün bu aşamalardan sonra kayıt dışı işçi çalıştıran ve elden ücret ödeme neden ile ve SGK kaçakları nedeniyle Cumhuriyet Savcılıklarına gitmek ve belki de hapis yatmak zorunda kalacaklar,

Firmalar ne yapmalı: Firmalar çok vakit kalmasa da tedbir alarak bazı riskleri ortadan kaldırma imkanı elde edebilirler. Risklerini öğrenmek ve tedbir almak için ciddi çalışmalar yapmalarına gerek bulunmaktadır.  Denetim ve analiz çalışmaları yaptırarak  sağlıklı yapıya kavuşma imkanlarını yakalamak için hızlı hareket etmelerinde fayda bulunmaktadır.

Şakir Gülsever
İK Yönetim Danışmanı
İş ve Sosyal Güvenlik Danışmanı,
SMMM-Eğitmen


Paylaş:

3 Ara 2019

2020 YILINDA FİRMALARI CİDDİ SORUNLAR BEKLİYOR.?



Türkiye de Firmaların büyük bir kısmı zorunlulukları olsa da Vergi ve SGK bakımından kayıp ve kaçakların yaşandığı bir sistem ile bugüne kadar geldiler. 
Ancak son açıklanan Strateji Eylem Planı ile alınacak tedbirler nedeniyle 2020 yılında bilerek veya bilmeyerek yapılan hatalı uygulamalarda yolun sonu görünmektedir.

Açıklanan ve 39 konuda denetim dahil tüm tedbirlerin yer aldığı Strateji Eylem Planı,  Sigorta ve Muhtasar beyannamelerin birleştirilmesi, vergilerin sadece Kamu Bankalarına yatırılması gibi kaçakları engelleyici çalışmalar ve SGK tarafından kadrolarda  yer alan ve acil olmayan işlere bakan personelden nitelikli olanların DENETİM  kadrolarına alınması ile Kayıp ve kaçakların Denetimi hız kazanacaktır.

İşverenleri için 01.01.2020 tarihinden başlayarak 9 Aylık süreçte alınacak tedbirler, bilhassa kayıp ve kaçakların denetimi ile 2020  yılında firmalar  çok zor geçecek ciddi  bir kıskacın içinde kalacakları günler yaşanmaya başlamış bulunmaktadır.
 2019-2023 Yıllarını kapsayan Kayıt Dışı Ekonomiyle Mücadele Stratejisi Eylem Planında yer alan 39 başlık altında toplanan plana göre kayıp ve kaçakları önlemek için 3 yıllık dönem planlanmış bulunmaktadır 

Alınan tedbirlerin ilk birinci yılında yani 2020 yılında kısa sürede firmaları ciddi sorunlar beklemektedir.

Tarihlerin Önemi,
1- 01.01.2020 Tarihinden sonraki dönemde SGK ve Muhtasar Beyannamelerin birleştirilmesi, (SGK ve Vergi kaçaklarının azaltılması çalışması)
2- 28.02.2020 Tarihine kadar  “Kayıt dışı işçi çalıştırılmasının önlenmesi amacıyla kurumlar arası veri paylaşımının etkinliğinin artırılması”. (Şubat 2020 Tarihine kadar)
3- 30.09.2020 Tarihine çalışmalar ile Sahte belge düzenleyen işverenlere ait işyerlerinin mükellefiyet kayıtlarının kapatılması(EP- Eylem Planı 21 madde) planlamada yer almıştır.
4- Çalışma Bakanlığı ve SGK denetimlerinde gerçek ücretten gösterilmeyen çalışanların vergi ve sigorta kaçakları nedeniyle Cumhuriyet Savcılıklarına sevki 2-7 yıl arasında hapis istemli davalar açılması,

Bu tarihlerde sona ermesi gereken çalışmalarda 2 aydan başlayan ve 9 ay sonunda 30.09.2020 tarihine kadar olan dönemde firmalar ciddi ve riskli bir dönemde yaşamak zorunda kalacaklardır.

Tarihsel gelişmelerin sonuçları:

Eylem planlarında 39 maddede karar altına alınan tedbirlerin hepsi gelecekte firmaları iyice kıskaç altına alacak bazı tedbirler 10 ay içinde ciddi riskler getirirken bazı tedbirler ise 2023 yılına kadar uzanmaktadır.
.
Eylem planında başarı sağlanması için SGK bünyesindeki bazı işler 2’ nci plana atılırken fazla personel ile Denetim ekibi güçlendirilmektedir. 
Birinci adım olarak Denetim kapasitesinin daha güçlü hale getirilmesi,  Kurumlar arası Veri Paylaşımının Geliştirilmesi, Eylem planının 30 sırasında yer verilen ve Şubat 2020 Tarihine kadar tedbirler ile kayıt dışı yapılan işlerin  3 ay sonra yani Şubat 2020 ayı sonuna kadar sona erdirilmesi planmış ve uygulamalar yapılmaktadır. 
     a)   14 Eylem Planı: SGK veri tabanı ile GİB veri tabanından yararlanılarak yapılan risk               analizi sonuçlarına göre belirlenen riskli iş yerleri nezdinde fiilî ve elektronik denetim              yapılacaktır.(2019-2021 Yılları)  
   b)   15. Eylem Palan: Üç ve üzeri işçi çalıştıran işverenlerin ücret ödemelerinin Kamu                    Bankaları vasıtasıyla yapılmasına yönelik düzenleme ile bu kapsamda elde edilen                verilerin analizi yapılacaktır (Mart 2020 Tarihine Kadar)
  c)       21 Eylem Planı: Sahte belge düzenleyen mükelleflerin mükellefiyet kayıtlarının re’sen            durdurulmasına yönelik idari ve teknik düzenlemeler (Eylül 2020 Tarihine kadar)    
  d)       30 Eylem Planı “Kayıt dışı işçi çalıştırılmasının önlenmesi amacıyla kurumlar arası                 veri   paylaşımının etkinliğinin artırılması”. (Şubat 2020 Tarihine kadar),

Firmalar ne yapmalı:

  1. En geç 20 Şubat 2020 Tarihine kadar SGK ve Muhtasar beyanname birleştirmeden               önce  risklerini tespit  etmek için Denetim Yaptırmaları ve geleceğe hazırlanmaları,
 2. SGK ve Vergi idaresi ile Çalışma Bakanlığı denetimlerine uygun denetim yaptırmaları,
 3. Ücret bordrosunda düşük gösterilen personelin ücretlerini gerçek değerine getirmeleri,           ( Dikkat iyi çalışılmaz ise kendi kendinizi ihbar etmek zorunda kalırsınız.) 

      4.Şirket Organizasyonu ve görevleri konusunda acil çalışmalar yaparak meslek kodları ve         buna uygun ücretler belirlemeleri,
       5. Ciddi para cezalarını önlemek için hızlı şekilde yapılanmaların sağlayacak tedbirler                 almaları,
      6. Ücret mukayeseleri ile kendi bünyelerindeki personel ücretlerini denge unsurları ve                meslek  kodları düzenlemesi yapmalı(ÖRNEK: Müdür ücreti 5.000TL-Müdür Ücreti               15.000.TL );    
      7. 30.09.2020 Tarihinden önce  bu çalışmaların bitmemesi halinde Cumhuriyet Savcılığına   sevk edilme,SGK ve Vergi idaresi denetimlerine sevk ve iş yeri Mükellef Kayıtlarının     kapatılması işlemleri eylem planında ve SGK tebliğlerinde yer almaktadır.

  
Saygılarımla.

Şakir Gülsever




İş ve Sosyal Güvenlik Danışmanı
İK yönetim Danışmanı
SMMM-Eğitmen

Paylaş:

12 Kas 2019

KÜMÜLATİF VERGİ MATRAHINDA ÇALIŞAN VE İŞVEREN YÜKÜMLÜLÜKLERİ



 Kümülatif Gelir Vergisi Matrahı ve beyanname verilmemesi konusunda Ankara’ da 10.000. civarında, İstanbul’ da ise 100.000 Kişi civarında  çalışan KGVM ve vermedikleri beyanlar nedeniyle 2015-2018 yılları ile ilgili beyana davet edilerek ortaya çıkan vergileri ve cezaları ödemek durumunda kalmaktadır.

Yıllardır Çalışanlar ve İşverenler arasında Kümülatif Vergi Matrahı Ve Yıllık Beyanname verilmesi konusunda tartışmalar devam etmektedir. Çalışanlar ve İşveren Vekili olan İK Yöneticisi ve Muhasebe Yöneticileri gereksiz tartışmaları nedeniyle ücret bordroları yanlış yapılmaktadır.  Bu durum nedeniyle Şirketlerin Mali kayıtlar bakımından zor durumda bırakmaktadır. Şirket karları ve vergileri azda olsa hatalı çıkması nedeniyle bilançoları onaylanmamaktadır.
Bu konun açıklığa kavuşturulmasında aşağıda yer verilen açıklamalar önemli fayda sağlayacaktır.
Kümülatif Gelir Vergisi Matrahının Taşınması
T. C. Gelir İdaresi Başkanlığı İstanbul Dairesi Başkanlığı B.07.1.GİB.4.34.I6.01/GVK-103-12713 sayılı Özelge de, Gelir vergisi kanunu 61, 94 ve 103 maddeler kapsamında vergilendirilme konusunda, yıl içerisinde iş değiştiren personellerin eski Kümülatif Gelir Vergisi Matrahlarının yeni iş yerleri ile ilişkilendirilmeyeceği (grup şirket olsa bile)  yıl içinde yeni işe başlayan personeller için sıfırdan yeni matrah ile işlem yapmak zorunda bulundukları, Özelge  ve tebliğler ile açıklanmasına rağmen  İK birimleri ve Muhasebe birimleri Eski İşverenden KGVM  belgesi alınmasını istemektedir. .
 Tartışmaları ana başlıkları ile özetlemek istersek;
  • Yıl içerisinde yeni işe girenlerden Kümülatif Vergi Matrahı ile ilgili belge istenmesi,
  •  Çalışanların ek vergi ile ilgili yükümlülükleri hakkında bilgilerinin olmaması,
  • Muhasebe ve İK birimlerinin bordro konusunda bilgilerinin az olması ve belge istemeleri,
  • Şirketlerin tarafından çalışanları bilgilendirmemeleri.( Yıl içinde iş değiştirenler için)
Bu konuda verdiğimiz seminerlerde İK yönetici ve çalışanlarına uygulamalarını sorarak bilgilendirme yapmamıza rağmen halen firmaların büyük bir kısmı bu konuda gereksiz ve şirketlerini zorda bırakacak şekilde uygulama yapmaktadırlar,

Bu konuda gelişmeleri  açıklamak istersek;
  1.  Kümülatif Vergi matrahı yeni işe giren çalışandan istenemez ve vergi dilimi bu esas alınarak göreve  başlatılamaz,
  2.  Kümülatif Vergi Matrahı alan ve buna göre vergi uygulaması yapan şirketlerde gereksiz maliyet yaratılmaktadır.
  3.      Uluslar arası denetime tabi şirketlerin bilanço da ve giderlerindeki artışlar nedeniyle Bilanço ve Kar zarar tabloları yanlış olmakta ve raporların kabul edilmememe riski dışında beyannamelerindeki yanlışlık nedeniyle zor durumda kalınmaktadır,
  4.  Gelir Vergisi Kanunu gereğince her şirketin vergi sorumluluğu kendine aittir. Önceki şirket’ in ( Grup şirket olsa bile)  Kümülatif vergi matrahı sorgulanamaz ve matrahın devamı şeklinde vergi kesilemez. Her işe başlayan veya iş değiştiren için şirketler Vergi sorumlusu olarak ilk oran % 15 üzerinden vergi kesmek zorunda bulunmaktadır.
  5.  Bu sorumluk çalışanlara verilmiştir. Yıllardır yanlış uygulanmaktadır. Yasa gereğince 2019 yılı içerisinde iş değiştirenler YENİ işverenden elde ettikleri ücret, prim, ikramiye ve benzeri ödemelerin toplamı 40.000 TL aşması halinde her 2 işverenden ücret kesintilerini alıp yıllık gelirlerini hesaplayacaklar ve buna göre %15-% 35’ e kadar yeni vergi hesabı çıkarmaları zorunludur.
  6.  Bu hesaplamadan sonra yıl içerisinde bordrolarından kesilen vergileri düştükten sonra her yıl Şubat-Mart ayı içerisinde çalışanların ikametgahlarının bağlı olduğu vergi dairesine beyanname verip vergi farkını ödemleri gerekmektedir..
  7. Yıl içerisinde iş değiştirmeyenlerin beyanda bulunmalarına gerek bulunmamaktadır.
  8.   Aynı anda  2 işverenden ücret geliri olanların beyanda bulunmaları gerekmektedir.
Yıl içerisinde yeni işe alınan çalışanların  bu konu hakkında bilgilendirilmesi gereklidir.

Yukarıda yapılan açıklamalar esas alınarak Eski işverenden KGV Matrahı istenmemeli, Yeni işveren personelinden GV kesintisinde % 15 vergi dilimini esas alarak vergi kesmeli, vergi beyanına girecekler bilgilendirilerek yıl sonunda Yıllık Gelir Vergisi için  sonraki yıl şubat ve mart aylarında beyanname vermesi için uyarılması gerekmektedir.

Saygılarımla,

Şakir Gülsever
İş ve Sosyal Güvenlik Danışmanı
İK Yönetim Danışmanı
SMMM-Eğitmen

Paylaş:
Copyright © Şakir Gülsever | Powered by Şakir Gülsever