3 Ara 2019

2020 YILINDA FİRMALARI CİDDİ SORUNLAR BEKLİYOR.?



Türkiye de Firmaların büyük bir kısmı zorunlulukları olsa da Vergi ve SGK bakımından kayıp ve kaçakların yaşandığı bir sistem ile bugüne kadar geldiler. 
Ancak son açıklanan Strateji Eylem Planı ile alınacak tedbirler nedeniyle 2020 yılında bilerek veya bilmeyerek yapılan hatalı uygulamalarda yolun sonu görünmektedir.

Açıklanan ve 39 konuda denetim dahil tüm tedbirlerin yer aldığı Strateji Eylem Planı,  Sigorta ve Muhtasar beyannamelerin birleştirilmesi, vergilerin sadece Kamu Bankalarına yatırılması gibi kaçakları engelleyici çalışmalar ve SGK tarafından kadrolarda  yer alan ve acil olmayan işlere bakan personelden nitelikli olanların DENETİM  kadrolarına alınması ile Kayıp ve kaçakların Denetimi hız kazanacaktır.

İşverenleri için 01.01.2020 tarihinden başlayarak 9 Aylık süreçte alınacak tedbirler, bilhassa kayıp ve kaçakların denetimi ile 2020  yılında firmalar  çok zor geçecek ciddi  bir kıskacın içinde kalacakları günler yaşanmaya başlamış bulunmaktadır.
 2019-2023 Yıllarını kapsayan Kayıt Dışı Ekonomiyle Mücadele Stratejisi Eylem Planında yer alan 39 başlık altında toplanan plana göre kayıp ve kaçakları önlemek için 3 yıllık dönem planlanmış bulunmaktadır 

Alınan tedbirlerin ilk birinci yılında yani 2020 yılında kısa sürede firmaları ciddi sorunlar beklemektedir.

Tarihlerin Önemi,
1- 01.01.2020 Tarihinden sonraki dönemde SGK ve Muhtasar Beyannamelerin birleştirilmesi, (SGK ve Vergi kaçaklarının azaltılması çalışması)
2- 28.02.2020 Tarihine kadar  “Kayıt dışı işçi çalıştırılmasının önlenmesi amacıyla kurumlar arası veri paylaşımının etkinliğinin artırılması”. (Şubat 2020 Tarihine kadar)
3- 30.09.2020 Tarihine çalışmalar ile Sahte belge düzenleyen işverenlere ait işyerlerinin mükellefiyet kayıtlarının kapatılması(EP- Eylem Planı 21 madde) planlamada yer almıştır.
4- Çalışma Bakanlığı ve SGK denetimlerinde gerçek ücretten gösterilmeyen çalışanların vergi ve sigorta kaçakları nedeniyle Cumhuriyet Savcılıklarına sevki 2-7 yıl arasında hapis istemli davalar açılması,

Bu tarihlerde sona ermesi gereken çalışmalarda 2 aydan başlayan ve 9 ay sonunda 30.09.2020 tarihine kadar olan dönemde firmalar ciddi ve riskli bir dönemde yaşamak zorunda kalacaklardır.

Tarihsel gelişmelerin sonuçları:

Eylem planlarında 39 maddede karar altına alınan tedbirlerin hepsi gelecekte firmaları iyice kıskaç altına alacak bazı tedbirler 10 ay içinde ciddi riskler getirirken bazı tedbirler ise 2023 yılına kadar uzanmaktadır.
.
Eylem planında başarı sağlanması için SGK bünyesindeki bazı işler 2’ nci plana atılırken fazla personel ile Denetim ekibi güçlendirilmektedir. 
Birinci adım olarak Denetim kapasitesinin daha güçlü hale getirilmesi,  Kurumlar arası Veri Paylaşımının Geliştirilmesi, Eylem planının 30 sırasında yer verilen ve Şubat 2020 Tarihine kadar tedbirler ile kayıt dışı yapılan işlerin  3 ay sonra yani Şubat 2020 ayı sonuna kadar sona erdirilmesi planmış ve uygulamalar yapılmaktadır. 
     a)   14 Eylem Planı: SGK veri tabanı ile GİB veri tabanından yararlanılarak yapılan risk               analizi sonuçlarına göre belirlenen riskli iş yerleri nezdinde fiilî ve elektronik denetim              yapılacaktır.(2019-2021 Yılları)  
   b)   15. Eylem Palan: Üç ve üzeri işçi çalıştıran işverenlerin ücret ödemelerinin Kamu                    Bankaları vasıtasıyla yapılmasına yönelik düzenleme ile bu kapsamda elde edilen                verilerin analizi yapılacaktır (Mart 2020 Tarihine Kadar)
  c)       21 Eylem Planı: Sahte belge düzenleyen mükelleflerin mükellefiyet kayıtlarının re’sen            durdurulmasına yönelik idari ve teknik düzenlemeler (Eylül 2020 Tarihine kadar)    
  d)       30 Eylem Planı “Kayıt dışı işçi çalıştırılmasının önlenmesi amacıyla kurumlar arası                 veri   paylaşımının etkinliğinin artırılması”. (Şubat 2020 Tarihine kadar),

Firmalar ne yapmalı:

  1. En geç 20 Şubat 2020 Tarihine kadar SGK ve Muhtasar beyanname birleştirmeden               önce  risklerini tespit  etmek için Denetim Yaptırmaları ve geleceğe hazırlanmaları,
 2. SGK ve Vergi idaresi ile Çalışma Bakanlığı denetimlerine uygun denetim yaptırmaları,
 3. Ücret bordrosunda düşük gösterilen personelin ücretlerini gerçek değerine getirmeleri,           ( Dikkat iyi çalışılmaz ise kendi kendinizi ihbar etmek zorunda kalırsınız.) 

      4.Şirket Organizasyonu ve görevleri konusunda acil çalışmalar yaparak meslek kodları ve         buna uygun ücretler belirlemeleri,
       5. Ciddi para cezalarını önlemek için hızlı şekilde yapılanmaların sağlayacak tedbirler                 almaları,
      6. Ücret mukayeseleri ile kendi bünyelerindeki personel ücretlerini denge unsurları ve                meslek  kodları düzenlemesi yapmalı(ÖRNEK: Müdür ücreti 5.000TL-Müdür Ücreti               15.000.TL );    
      7. 30.09.2020 Tarihinden önce  bu çalışmaların bitmemesi halinde Cumhuriyet Savcılığına   sevk edilme,SGK ve Vergi idaresi denetimlerine sevk ve iş yeri Mükellef Kayıtlarının     kapatılması işlemleri eylem planında ve SGK tebliğlerinde yer almaktadır.

  
Saygılarımla.

Şakir Gülsever




İş ve Sosyal Güvenlik Danışmanı
İK yönetim Danışmanı
SMMM-Eğitmen

Paylaş:

12 Kas 2019

KÜMÜLATİF VERGİ MATRAHINDA ÇALIŞAN VE İŞVEREN YÜKÜMLÜLÜKLERİ



 Kümülatif Gelir Vergisi Matrahı ve beyanname verilmemesi konusunda Ankara’ da 10.000. civarında, İstanbul’ da ise 100.000 Kişi civarında  çalışan KGVM ve vermedikleri beyanlar nedeniyle 2015-2018 yılları ile ilgili beyana davet edilerek ortaya çıkan vergileri ve cezaları ödemek durumunda kalmaktadır.

Yıllardır Çalışanlar ve İşverenler arasında Kümülatif Vergi Matrahı Ve Yıllık Beyanname verilmesi konusunda tartışmalar devam etmektedir. Çalışanlar ve İşveren Vekili olan İK Yöneticisi ve Muhasebe Yöneticileri gereksiz tartışmaları nedeniyle ücret bordroları yanlış yapılmaktadır.  Bu durum nedeniyle Şirketlerin Mali kayıtlar bakımından zor durumda bırakmaktadır. Şirket karları ve vergileri azda olsa hatalı çıkması nedeniyle bilançoları onaylanmamaktadır.
Bu konun açıklığa kavuşturulmasında aşağıda yer verilen açıklamalar önemli fayda sağlayacaktır.
Kümülatif Gelir Vergisi Matrahının Taşınması
T. C. Gelir İdaresi Başkanlığı İstanbul Dairesi Başkanlığı B.07.1.GİB.4.34.I6.01/GVK-103-12713 sayılı Özelge de, Gelir vergisi kanunu 61, 94 ve 103 maddeler kapsamında vergilendirilme konusunda, yıl içerisinde iş değiştiren personellerin eski Kümülatif Gelir Vergisi Matrahlarının yeni iş yerleri ile ilişkilendirilmeyeceği (grup şirket olsa bile)  yıl içinde yeni işe başlayan personeller için sıfırdan yeni matrah ile işlem yapmak zorunda bulundukları, Özelge  ve tebliğler ile açıklanmasına rağmen  İK birimleri ve Muhasebe birimleri Eski İşverenden KGVM  belgesi alınmasını istemektedir. .
 Tartışmaları ana başlıkları ile özetlemek istersek;
  • Yıl içerisinde yeni işe girenlerden Kümülatif Vergi Matrahı ile ilgili belge istenmesi,
  •  Çalışanların ek vergi ile ilgili yükümlülükleri hakkında bilgilerinin olmaması,
  • Muhasebe ve İK birimlerinin bordro konusunda bilgilerinin az olması ve belge istemeleri,
  • Şirketlerin tarafından çalışanları bilgilendirmemeleri.( Yıl içinde iş değiştirenler için)
Bu konuda verdiğimiz seminerlerde İK yönetici ve çalışanlarına uygulamalarını sorarak bilgilendirme yapmamıza rağmen halen firmaların büyük bir kısmı bu konuda gereksiz ve şirketlerini zorda bırakacak şekilde uygulama yapmaktadırlar,

Bu konuda gelişmeleri  açıklamak istersek;
  1.  Kümülatif Vergi matrahı yeni işe giren çalışandan istenemez ve vergi dilimi bu esas alınarak göreve  başlatılamaz,
  2.  Kümülatif Vergi Matrahı alan ve buna göre vergi uygulaması yapan şirketlerde gereksiz maliyet yaratılmaktadır.
  3.      Uluslar arası denetime tabi şirketlerin bilanço da ve giderlerindeki artışlar nedeniyle Bilanço ve Kar zarar tabloları yanlış olmakta ve raporların kabul edilmememe riski dışında beyannamelerindeki yanlışlık nedeniyle zor durumda kalınmaktadır,
  4.  Gelir Vergisi Kanunu gereğince her şirketin vergi sorumluluğu kendine aittir. Önceki şirket’ in ( Grup şirket olsa bile)  Kümülatif vergi matrahı sorgulanamaz ve matrahın devamı şeklinde vergi kesilemez. Her işe başlayan veya iş değiştiren için şirketler Vergi sorumlusu olarak ilk oran % 15 üzerinden vergi kesmek zorunda bulunmaktadır.
  5.  Bu sorumluk çalışanlara verilmiştir. Yıllardır yanlış uygulanmaktadır. Yasa gereğince 2019 yılı içerisinde iş değiştirenler YENİ işverenden elde ettikleri ücret, prim, ikramiye ve benzeri ödemelerin toplamı 40.000 TL aşması halinde her 2 işverenden ücret kesintilerini alıp yıllık gelirlerini hesaplayacaklar ve buna göre %15-% 35’ e kadar yeni vergi hesabı çıkarmaları zorunludur.
  6.  Bu hesaplamadan sonra yıl içerisinde bordrolarından kesilen vergileri düştükten sonra her yıl Şubat-Mart ayı içerisinde çalışanların ikametgahlarının bağlı olduğu vergi dairesine beyanname verip vergi farkını ödemleri gerekmektedir..
  7. Yıl içerisinde iş değiştirmeyenlerin beyanda bulunmalarına gerek bulunmamaktadır.
  8.   Aynı anda  2 işverenden ücret geliri olanların beyanda bulunmaları gerekmektedir.
Yıl içerisinde yeni işe alınan çalışanların  bu konu hakkında bilgilendirilmesi gereklidir.

Yukarıda yapılan açıklamalar esas alınarak Eski işverenden KGV Matrahı istenmemeli, Yeni işveren personelinden GV kesintisinde % 15 vergi dilimini esas alarak vergi kesmeli, vergi beyanına girecekler bilgilendirilerek yıl sonunda Yıllık Gelir Vergisi için  sonraki yıl şubat ve mart aylarında beyanname vermesi için uyarılması gerekmektedir.

Saygılarımla,

Şakir Gülsever
İş ve Sosyal Güvenlik Danışmanı
İK Yönetim Danışmanı
SMMM-Eğitmen

Paylaş:

1 Eyl 2019

YIL İÇİNDE İŞ DEĞİŞTİRENLER VERGİ DENETİMLERİ CAN YAKACAK ?


Ankara’ da 10.000.civarında çalışan için başlatılan Vergi Denetimleri İstanbul’ da çalışanlar içinde başlatıldı. Birçok firmada 2016-20018 yılları arasında iş değiştirenler vergi beyanı davetleri almaya başladı.

Önceki yazımda yer verdiğim yıl içerisinde iş değiştirenler veya aynı anda 2 işverenden ücret geliri elde edenlerden 2016-2018 yılları arasındaki elde ettikleri gelirlerin belli seviyeyi aşması halinde beyan zorunluluğu bulunduğu açıklanmıştır

Beyanname vererek vergi farkını ödeyenler dışında kalan ve beyanname vermeyenlerin Vergi İdareleri tarafından incelemeye alınması nedeniyle çalışan ve yıl içerisinde iş değiştirenlerin sorun yaşamamaları için pişmanlık  beyanı ile geçmiş yıllara ait vergi farkını ödemeleri gerektiği konusunda yazımda açıklamalara yer verilmiştir.

Ankara’ da başlatılan incelemeler Türkiye çapında yapılmaya başlamış bulunmaktadır. Vergi gelirlerinin azalması nedeniyle Vergi idaresi tarafından başlatılan bu çalışmalarda yıllardır ihmal edilen incelemelerin başlatılması belirli gelir seviyesinde olan çalışanlar ve aynı anda 2 işverenden ücret geliri elde edenler için vergi kaçırılması anlamına gelen bu durumdan kurtulmaları için çalışanların dikkat etmesinde fayda bulunmaktadır.

Vergi Gelirleri’ nin beyanı ve ödemesinde 5 yıldan eski beyanlar için zaman aşımı bulunmaktadır. Vergi İdaresi işlem yapamadığı için 2016-2018 yıllarını incelemeye almış bulunmaktadır. İstanbul’da çalışanlardan da geçmiş yıllar ile ilgili vergi beyanları için çalışanlar davet edilerek inceleme yapılmaktadır. Çalışanlar eski yıllar ile ilgili gelir beyanları için çalıştıkları veya ayrıldıkları şirketlerinden ücret dökümlerini alarak İlgili inceleme birimine gitmeye başladılar.

Gelir Vergisi Kanunu 86 Maddesi1-b Fıkrasında yer alan tek işverenden alınmış ve tevkif suretiyle vergilendirilmiş ücretler dışında birden fazla işverenden ücret almakla beraber, birden sonraki işverenden aldıkları ücretlerinin toplamı, 103 üncü maddede yazılı tarifenin ikinci gelir diliminde yer alan tutarı aşan çalışanların beyanname verip vergi farklarını ödemleri zorunludur
Yıl içerisinde iş değiştirenler 2’nci işverenler ücret geliri elde edenler 2 işverenlerden 2016 yılı için 30.000.TL, 2017 yılı için 30.000.TL,2018 Yılı için 34.000.TL;2019 Yılı için 40.000.TL ücret geliri elde edenlerin bu yıllar ile ilgili her yıl Şubat ve Mart aylarında beyanname verip vergi farklarını ödemedikleri takdirde vergi kaçağına neden olmaktadır Vergi kaçağı nedeniyle yasa gereğince Vergi Farkının  3 katı kadar ceza kesilmesi kaçınılmaz bir durumdur.   Bu nedenle kapsama giren çalışanların Vergi İdaresinden davet almadan durumlarını değerlendirmeleri ve pişmanlık beyanları vermeleri önemli bulunmaktadır.

.Kimler kapsamda;
a)    2016 ve 2017 yıllarında ücret geliri 30.000.TL 2’ nci işverenden alın ücretler toplamı,
b)    2018 Yılında ücret geliri 34.000.TL 2’ nci işverenden alın ücretler toplamı,
c)    2019 Yılında ise 40.000.TL, 2’ini işverenden alın ücretler toplamı aşanlar ( Beyanı 2020 Yılı Şubat-Mart aylarında verilecek)

ÖRNEK 1: 2016-2017 Yıllarında Mart ay ayında iş değiştiren çalışan 4.000TL.. brüt ücret alıyorsa 2’ nci işverenden elde ettiği ücretler toplamı 40.000. TL . Olduğun için 30.000.TL sınır aştığı için toplama yapmak  zorunda bulunmaktadır.
Ocak, Şubat, mart ayı ücret dökümlerini eski işverenden alacak Eski işyerinden 3.250 TL aldığı ücret varsa (Brüt) Toplam 6.500.TL ücret dökümü alacak
Mart-Aralık ayları dökümleri yeni işverenden 40.000.TL ücret dökümü alarak birleştirme yapmak zorundadır. 40.000.TL+6.500.TL =46.500TL yıllık ücret kazancı üzerinden vergi hesaplaması yapacaktır. Bu gelirlerini beyan etmeyen çalışanlar 1.800.TL +Vergi kaçağı 3 Kat ve faizleri ödemek zorunda  bulunmaktadır.
ÖRNEK 2: Haziran 2017 Sonuna kadar 1 işverende aylık 6.000. TL Ücret Alan çalışan ikinci işverenden 6 Ay boyunca  7.000.TL’den  42.000 TL ücret almış ise 30.000.TL geçtiği için birleştirme yapacak ve 3000.TL vergi farkı + 3  Kat vergi kaçağı ve faizlerini ödeyecektir.

ÖRNEK 3: Haziran 2018 Sonuna kadar 1 işverende aylık 9.000. TL Ücret Alan çalışan ikinci işverenden 6 Ay boyunca 10.000.TL’den 60.000 TL ücret almış ise 34.000.TL geçtiği için birleştirme yapacak ve 7.367.TL vergi farkı + 3 Kat vergi kaçağı ve faizlerini ödeyecektir

İşverenler tarafından çalışandan kesilen vergiler düşüldükten sonra kalan vergi farkını Beyan ederek ödemek zorunda bulunmasına rağmen beyanname vermediği için vergi farkı+ 3 Kat vergi kaçağı farkı+ ilgili tarihten bugüne kadar faizleri ile önemli ödemeler ortaya çıkacaktır.

Türkiye çapında ve ciddi bir inceleme süresi nedeniyle çalışanların sorun yaşadıkları görülmektedir.  Vergi Kanunları bakımından eskiden beri var olan bu sistemin çalışanlara iş değiştirirken bildirilmesi onları vergi idaresi karşısında koruyacaktır.

2019 Yılı içinde 2’  nci işverenden alınan ücretlerin sınırı 40.000.TL olarak belirlenmiştir. Çalışanlar yıl sonunda bu durumu değerlendirip vergi farkı için beyanname vermedikleri takdirde Vergi İdaresi tarafından beyana davet edileceklerdir.

Saygılarımla,

Şakir Gülsever
İK Yönetim Danışmanı
İş ve Sosyal Güvenlik Danışmanı
SMMM-Eğitmen

Paylaş:

11 Tem 2019

Yeni Kıdem Tazminatı Fonu Kurulması ve Yaşanacak Sorunlar?


Kıdem Tazminatı; 1475 sayılı İş Kanunun 14 Maddesi kapsamında çalışanın mevcut İş yerinde 1 yılını tamamlaması ve tazminat hak ederek işten ayrılması halinde ödenmektedir.  
Bazı özel durumlarda da haklı nedenle işçinin ve işverenin iş sözleşmesini feshetmesi halinde kıdem tazminatı ödenmektedir.

Kıdem tazminatı tavanı her yılbaşında ilan edilmekte yılın 2’ nci yarısında yanı 1 Temmuz tarihinde çeşitli göstergeler esas alınarak yeni tazminat tavanı hesaplanmakta ve ilan edilmektedir.

2019 Yılı Temmuz ayı başında yeniden ödenecek Kıdem Tazminat tavanı 01.07.2019 tarihinde yürürlüğe girmiştir.   01.07.2019-31.12.2019 Tarihleri ararsında Kıdem Tazminatı Tavanı 6.379,86 TL olarak uygulanacaktır.

Kıdem Tazminatı Tavanı Rahmetli Turgut Özal döneminde sınırlama getirilerek ilgili dönemde düşürülmeye başlanmıştır. Çok değersiz hale gelen kıdem tazminatı işsiz kalanlar için önemli olsa da işten çıkarılan ve işsizlik tazminatı almaya hak kazanamayan işsizler için kurtarıcı etkiye sahip bulunmaktadır. Tüm çalışanların tazminat alamadığı durumlar olsa da işçi için kıdem tazminatı bir güvence olmaktadır.

Yıllardır konuşulan Kıdem Tazminatının fona devri ile ilgili çalışmalar 2003 Yılından itibaren 16 yıldan beri tozlu sayfalarda saklanmaktadır. Ancak gelinen bugünkü ortamda Kıdem Fonu Devlet için fon yaratma amacı ile çıkarılmaya çalışılmaktadır. Bu fonların kullanımı ve nemalandırılması dışında anapara ’nın geri alınması bile mucizelere bağlı kalacaktır. 

Ülkenin içinde bulunduğu  durum nedeni ile fonların güvencesi olmayacaktır. Türkiye tarihinde hep çalışanlar aleyhine gelişen bu sistemler verim elde eden olmadığı gibi anaparalar da kaybedilmiştir.

Son kalkınma planında Kıdem tazminatı ve BES birlikte değerlendirmeye tabi tutulmaya çalışılmaktadır. Bu durum çok daha çok sıkıntı yaracaktır. Kıdem Tazminatı Fonu ile birlikte BES ile ilgili yeni düzenlemeler yapılacaktır.  Zorunlu BES tüm çalışanları kapsayacak şekilde yeniden düzenlenecektir. Zorunlu BES ve BES’ ten çıkış şartları ağırlaşacak Sadece Zorunlu BES ten yatırılan paraların bir kısmı ev almak veya evlenmek isteyenler borç olarak ödenmesi planlanmaktadır.

Kıdem Tazminatı Fonu ile ilgili gerçeklere gelince; Öncelikle Kıdem Tazminatı çıplak ücret üzerinden yan haklar olmadan hesaplanacaktır. Bu nedenle,
  • Yan haklar ve Sosyal Yardımlardan hesaplamaya dahil edilmeyecektir,(Bu hesaplama tarzına göre Yıllık Kıdem Tazminatı % 10-15 arasında azalacaktır,)
  • Kıdem Hesabına esas ücret içinin 1 aylık brüt ücreti olması haline işverenler her işçi’ nin aylık brüt ücretinin 1/12 kadar bir bedeli fona yatırmak zorundadır. ( 4000/12=333,33 TL her ay fona yatacaktır. %8,3 Fona yatırılacaktır.) Bu durum işçilik ücretlerinde maliyetlerin artmasına neden olacaktır.
  •  İşçinin 21 günlük ücreti üzerinden hesaplanan Kıdem Tazminatı ise aylık 4000. TL brüt ücrete üzerinde 2.666,66 TL /12=222,22 TL her ay Kıdem tazminatı fonuna yatırılacaktır, % 5,55 oranında fona ödeme yapılacaktır
  • Avusturya Modeli olarak ta anılan sisteme göre 15 günlük ücret 4000. TL /30*15 gün= 2000. TL brüt üzerinden 2000/12=166,66 YL her ay fona yatacaktır 166, 66/4000. TL= % 4,16 oranında Kıdem Tazminatı ödenecektir.
  •  Kıdem Tazminatı tavanı Sigorta tavanına bağlı olarak tazminat hesaplanacak ve yatırılacaktır.  
Çok tartışmalı bir ortamda geçecek fon çalışmasında eski çalışanların hakları ile ilgili
kararlar beklentiyi arttırdığı kadar sorunları da getirecektir.  Fonlara güvenin azalması, nemalandırmanın devlet tarafından düşük faizle yapılması ve ülkenin içinde bulunduğu riskli durum nedeniyle fonlara el konması beklenebilir.

Sendikaların bu konudaki olumsuzluk beklentileri nedeniyle fona sıcak bakmadıkları görülmektedir. Bir diğer önemli konu ise Fonda biriken Kıdem Tazminatlarına Emeklilik, ölüm, malullük gibi haller dışında bir ödeme yapılmayacağı, sadece ev veya araba alınması halinde fonda biriken paranın ½ si kadar borç para çekileceği belirtilmektedir. İşçi emekli olduğu zaman fonda biriken nemalı tazminatına hak kazanacaktır.

Bu durum nedeniyle halen vergi ve sigorta primi ödeyemeyen firmaları kıdem tazminatlarını fona yatırmaları imkanı çok kısıtlı olacağı gibi şirketlerin personelini işten çıkararak  tasfiye işlemleri yapmaya başlayacaktır.

Her ay muhtasar ve prim bildirgeleri ile beyan edilecek Kıdem Fonları ve Zorunlu BES işçi ve işverenden ciddi kesintilere neden olacaktır. En önemlisi ise işçi-işveren arasında çatışmaların yaşanması ihtimalidir.  Ücretin bir kısmını bordroda göstermeyen işverenler İşçinin tazminatını eksik yatıracağı için tartışmalar yaşanması ihtimal dahilinde bulunmaktadır.

Deprem yaratacak diğer bir husus ise 4857 Sayılı İş Kanunun 24 Maddesi gereğince işverenin Ahlak ve İyi niyet kurallarına aykırı davranması nedeniyle işçinin haklı nedenle tazminat alarak işten ayrılması halinde; 
  1. SGK ödemeleri ve Kıdem tazminatı ödemeleri eksik beyan edilmesi nedeniyle haklı nedenle fesihler yaşanması 
  2.  SGK ve İşveren hakkında Hizmet tespit davası açması,
  3.  İşveren tarafından 5 yıl geriye dönük tüm teşviklerin faizleri ile geri alınması,
  4.   Geçmişe yönelik SGK primleri, İdari Para cezaları, faizleri ile geri alınması,
  5.   Alt işveren çalıştıran firmaların aynı sorunları ile ilgili borçların asıl işveren tarafından ödenmesi zorunluluğu,

Yukarıda yazılı sorunlar, kıdem tazminatı, BES ödemeleri, haklı nedenle fesihler, İşçinin Hizmet tespit davası sorunlar bu süreçte tedbir  almayan firmaları bekleyen en önemli tehlikelerdir

Saygılarımla 

Şakir Gülsever
İş ve Sosyal Güvenlik Danışmanı
İK Yönetim Danışmanı,
SMMM-Eğitmen

Web: sakirgulsever,net
Cep Tel: 0532 236 13 39
Tel: : 0216 709 26 91

Paylaş:

8 Tem 2019

YIL İÇERİSİNDE İŞ DEĞİŞTİREN VE 2 İŞVERENDEN ÜCRET ALANLARI BEKLEYEN TEHLİKE?


Genel olarak çalışanlar işverenler tarafından yapılan yasal kesintilerin nihai vergilendirme olduğunu düşünmekte başka yükümlülükleri olduğu konularında  bilgileri bulunmadığı için bir sonraki yılın Şubat ve Mart aylarında 1 önceki yılın gelirleri için beyanname vermemektedir. 

Bu nedenle Vergi idaresi çalışanların banka hesaplarından elde edilen bilgiler veya SGK ile yapılan işbirliği sayesinde beyanda bulunmayanları sorgulamaktadır. Türkiye çapında 2017-2018 Yılları ile ilgili inceleme başlatılmış bulunmaktadır.

Olay kısaca değerlendirildiğinde Gelir Vergisi Kanunu 86 Maddesi 1-b Fıkrasında yer alan tek işverenden alınmış ve tevkif suretiyle vergilendirilmiş ücretler (birden fazla işverenden ücret almakla beraber, birden sonraki işverenden aldıkları ücretlerinin toplamı, 103 üncü maddede yazılı tarifenin ikinci gelir diliminde yer alan tutarı aşan çalışanların ( 2017 Yılı için 30.000.TL -2018 Yılı için 34.000.TL- 2019 Yılı için 40.000.TL ) üstünde ücret geliri elde etmeleri  halinde  tamamı tevkif suretiyle vergilendirilmiş ücretleri dahil), olmak üzere Yıllık beyanname ile gelirlerini beyan edecekleri bu bedellerin altında kalanların ise beyan etmeyecekleri yasada yer almaktadır.

Yıl içerisinde iş değiştirenler ve aynı ayda 2 şirketten ücret geliri elde edilmesinde yukarıda yer verilen tutarları aşmayan gelirlerin altında gelir elde edilmesi durumunda toplama yapmaya ve  beyanname verilmesine gerek yoktur.

Yıllardır uygulanan bu sistemde konu hakkında bilgisi olan ücret geliri elde edenler, ilgili yılda iş değiştirenler veya aynı anda 2 işverenden ücret geliri elde edenlerin  (Örnek: 2018 Yılı için 34.000.TL)  belirlenen tutarı aşması halinde 2019 yılında beyanname verme döneminde elde ettikleri tüm ücretlerin dökümlerini birleştirerek beyanname vermeleri ve çıkan vergi farklarını ödemeleri zorunlu olmasına rağmen beyan edilmediği tespit edilerek Vergi İdaresi incelemeye başlamıştır.

Gerçek kişi gelir vergisi mükelleflerinin Kanun'un bu madde hükmüne göre Kanun'da belirtildiği şekilde yıllık beyanname vermeleri zorunludur. Ancak çalışanların yasa hükmü hakkında bilgileri olmadığı için beyanname vermedikleri ve vergi farklarını ödemedikleri tespit edilenler Vergi İdaresi tarafından 2017 ve 2018 Yılları örnek alınarak tüm Banka ve şahsi işlemleri incelemeye alınmıştır. Bilhassa ANKARA’ da beyan davetleri yapılmakta ve inceleme sonucunda izah edilemeyen gelirler için zorunlu beyanlar alınmaktadır. Şimdilik pişmanlık cezası ile tahsil edileceği düşünülen bu gelirlerin sonraki yıllarda vergi kaçağı işlemi yapılması muhtemeldir.

Kimler Beyanname vermek zorunda?
1.    Yıl içerisinde iş değiştiren çalışanlar(Yıllık istisnayı aşanlar)
2.    Aynı ayda 2 işverenden ücret geliri elde edenler, (Yıllık istisnayı aşanlar) 

Yıl içerisinde 2’ inci ve 3’üncü İşverenden aldıkları ücretler 2017 Yılı için 30.000.TL,2018 yılı için 34.000.TL aşanlar Beyanname vermedikleri için sorun yaşayacaklardır. Geçmiş yıllardaki bu ücret gelirlerini aşan ve beyanname vermeyenlerin riskli duruma geldikleri görülmektedir.

2019 Yılı ile ilgili 2-3 işverenden ücret geliri elde eden iş değiştirenler ile aynı ayda 2 -3 işverenden ücret geliri elde etmeleri halinde 2020 Yılı Şubat-Mart ayı içerisinde beyanname vermezlerse zor durumda kalacaklardır.

İşvereni ilgilendiren bir durum olmadığı çalışanların yükümlü olduğu bu riskleri dikkate alarak takip etmeleri ve her yıl beyanname vermeleri sorunları çözecektir. .

ÖRNEK: 1) Nisan 2019 ayında iş değiştiren çalışan 4750.TL aylık brüt ücreti varsa Mayıs-Aralık ayları ile ilgili olarak 4750.TL*8 ay = 38.000.TL, 2-3 işverenlerden toplam olarak ücret aldıkları takdirde yıl sonunda beyanname vermelerine gerek bulunmamaktadır. Tavanın altında kalmaları nedeniyle)

ÖRNEK:  2) Nisan 2019 ayında iş değiştiren çalışan yıl içerisinde diğer işverenlerden(2-3 işveren) ücret aldıkları takdirde yıl içerisinde 6.000.TL aylık brüt ücreti varsa Mayıs-Aralık 2019 ayları ile ilgili olarak 6.000.TL*8 ay =48.000TL, ücret geliri elde edilmesi sonucu 40.000.TL sınırlamanın aşılması nedeniyle yıl ertesi yılın Şubat-Mart (2020 beyan döneminde beyanname vermelerine gerekmektedir.

Aynı durum 2017-2018 yılları için beyanda bulunmayanlar Vergi İdaresi tarafından tespit edilerek incelemeye alınmaya başlamışlardır. Bu durumda olan çalışanlar yıl içerisinde ücret aldıkları işverenlerden alacakları ücret  dökümlerini ve  yasal kesintilerini birleştirerek toplam ücret üzerinden yasal indirimler kesildikten sonra kalan matrah üzerinden Gelir Vergisi hesaplayacaklar ve 2019 yılında ödenen vergiler düşüldükten sonra çalışanlar kalan vergi farkını beyan ederek ödeyeceklerdir.

Bu durumdan kaçınma imkanı yoktur. Tüm çalışanların geçmiş yıllarda bilhassa 2017 yılı-2018 yılları gelirlerini Vergi idaresine açıklamaları gerekmektedir. Ancak bu konuda çalışanların dikkat etmeleri gereken en önemli konu Vergi İdaresinin 5 yıl geriye doğru beyanname incelemesi yapması ve vergi kaçağı tahakkuku yapma ihtimali çok önemli sorunlar ortaya çıkaracaktır
Saygılarımla,

Şakir Gülsever
İK Yönetim Danışmanı
İş ve Sosyal Güvenlik Danışmanı
SMMM –Eğitmen (Ücret ve Bordro eğitimleri)
Sorularınız için
Tel: 0216 709 26 91-94
Cep: 0532 236 13 39


Paylaş:

29 Haz 2019

ÇALIŞANLAR VERGİ İNCELEME DAVETİ ALMAYA BAŞLADI ?


Vergi Usul Kanunu ve Gelir Vergisi Kanunları gereğince yıl içerisinde çalıştığı şirketten ayrılarak başka işverene bağlı olarak çalışanların vergi yükümlülükleri bulunmaktadır. Ancak çalışanların bu konuda bilgilerinin bulunmaması nedeniyle bu vergi yükümlülükleri yerine getirilmediği için bugüne kadar vergi idaresi çalışanlar ile ilgili işlem yapmamakta beyanları takip etmemekteydi

Bütçede para kalmayınca yerine getirilmeyen bu yükümlülükler nedeniyle vergi daireleri bu kapsama giren çalışanları incelemek için davet etmeye başladı, Bilhassa Ankara 10.000 civarında yüksek ücret ile çalışanlar şahsi hesapları dahil olmak üzere inceleme için vergi dairelerine davet edilmiştir.

Hangi çalışanlar beyana çağrılmaktadır.
  • 1   Yıl içerisinde birden fazla işveren yanında yüksek ücretli çalışanlar,
  • 2.   Aynı anda 2 işyerinden ücret alan çalışanlar,
  • 3.  Yıl sonunda beyanda bulunmayanlar,

Bu durumda olan çalışanların 2017-2018 yıllarında verilmeyen beyanları nedeniyle inceleme başlatılmıştır.

Yasa hükmü gereğince yılbaşından itibaren çalışılan işverenden alınan ücretler toplamı ne kadar olursa olsun tek işverenden elde edildiği için % 15 vergi oranı ile başlayan ve % 35 oranına kadar giden vergileme yapıldığı için çalışanın beyanname vermesine gerek yoktur.

Ancak Yıl içerisinde 1’ inci işverenden ayrıldıktan sonra 2 veya 3 işverenden yıl içerisinde ücret alınması halinde 2 veya 3 işverenden elde edilen ücretlerin toplamı 2017 yılı için 30.000.TL’ yi aşan,2018  Yılı için 34.000.TL aşan 2019 Yılı için 40.000.Tl ücret geliri elde edenlerin bu tutarları aşanların eski ve yeni işyerlerinden ücret ve vergi dökümlerini alıp toplamı üzerinden vergi hesaplamaları yapmaları ve sonraki yılın  Şubat-Mart döneminde vergi dairesine beyanname vererek vergi farklarını ödemeleri gerekmektedir

Bu bilgiye sahip olmayan çalışanlar tarafından gerekli beyanlar yapılmadığı ve vergi farkı ödenmediği için şahısların banka hesaplarının vergi idaresi tarafından yapılan kontrolleri sırasında ortaya çıkan sonuçlara göre beyanları ile ilgili inceleme için davet edilmektedir.
Gerekli açıklama ve inceleme sonunda bilhassa 5.000.00TL -.7.000.00TL üzerinde  brüt ücreti olan çalışanların davet edilmesi  ve incelmeye girmesi kaçınılmaz hale gelmektedir. (Yıl içerisinde birden fazla işverenden ücret alanlar için)

Çalışanlara tavsiyemiz 2017-2018 yıllarındaki yıl içerisinde iş değiştirmiş iseler 2017 yıl için 2 işverenden elde edilen ücret ve diğer gelirler toplamı 30000.00TL sı-2018 yılında iş değiştirenler ise 34.000.00 TL aşan ücret almışlar ise davet almadan pişmanlıkla beyan ederek vergi farklarını ödemeleri faydalı olacaktır.  Aksi halde davet alırlar ise vergi kaçağı cezası uygulama riski oldukça yüksektir.

Saygılarımla

Şakir Gülsever

İş ve Sosyal Güvenlik Danışmanı
İK Yönetim Danışmanı
SMMM-Eğitmen
Sosyal Güvenlik Müşaviri

Cep Telefonu: 0532 236 13 39
İş Telefonu: 0216 709 26 91-94
Web: sakirgulsever.net


Paylaş:

25 Haz 2019

KAYIT DIŞI ÜCRET ÖDEMELERİNDE SON AŞAMA, İŞYERİNİZ KAPATILABİLİR?


10.06.2019 Tarihinde yayınlanan Kayıt Dışı Ekonomiyle Mücadele Stratejisi Eylem Planı 2019-2021 yıllarında kayıt dışılık konusunda önemli tedbirler alınmasını gerektirmektedir. Bu dönemim kırmızı çizgisi 2019 yılı ve Eylül 2020 Dönemi oldukça önemli bulunmaktadır

Yayınlanan Kayıt Dışı Ekonomiyle Mücadele Stratejisi Eylem Planı 5 ana başlıkta toplam 39 eylem planından oluşmaktadır. En önemli husus ise eylem planının 21 sırasında yer verilen ve Sahte belge düzenleyen mükelleflerin mükellefiyet kayıtlarının re’ sen durdurulmasına yönelik idarî ve teknik düzenlemeler en geç Eylül 2020 Tarihine kadar yapılacaktır, Kayıt dışı işlemlerin kısa sürede engellenmesi için hazırlanan planların uygulanması için ciddi çalışmalar yapılmaktadır.

Bordroda düşük gösterilen ücretler, kayıt dışı çalıştırılan işçiler ve yönetici olup vergi ve sigorta ödemelerini az göstermek için gizlenen bilgilerin ortaya çıkarılması tüm bakanlıklardan elde edilecek veriler ile kayıt dışı işlemler denetlenerek ortaya çıkarılacaktır

Yapılan çalışmalar,
  •  Meslek Kodlarının kontrol edilmesi,
  •  Muhtasar ve Prim belgelerinin birleştirilmesi ve Meslek Kodları’ nın kontrolü yapılması,
  •  Sigorta yapılmadan gider pusulası ile ödeme yapılan çalışanların Muhtasar   beyannameden tespitlerinin yapılması,
  •   Meslek kodlarının analizi ile aynı işi yapan diğer şirketlerdeki ücret farklarının tespit edilmesi, (Meslek odaları ücret listelerı)

Çalışmalarına hız verilmesi planlanmıştır.  Meslek Kodlarını genellikle çalışanların eğitim durumuna göre veren firmaları önemli riskler beklemektedir.

 SGK. duyurularında açıklandığı üzere Meslek Kodları çalışanın Eğitim durumuna göre değil Organizasyon şemasında gösterilen görevler esas alınarak verilmesi gerekmektedir. Mühendis veya uzman olarak gösterilen Yöneticilerin ücret düşüklüğünün tespit edilmesi SGK tarafından 01.07.2019 Tarihinden itibaren başlanacaktır.

Firmalar ne yapmalı:

Meslek Kodlarını doğru düzenlemeyen ve bordroda düşük gösterilen ücretleri olan firmaları bekleyen riskler oldukça fazladır.

Yayınlanan genelge göre hatalı ve sahte belge düzenleyen firmaların 01.07.2019 Tarihinden itibaren yeni bir yol haritası ile çalışmaları gerekli ve önemlidir.
1. Firmalar 01.07.2019 Tarihinden itibaren Muhtasar beyanname ve Sigorta primi bildirimine kadar meslek kodu ve kayıt dışı işlemleri düzeltmeleri,
2.    Personel ücret ödemlerinin tamamını bordroya yansıtmaları(Önemli riskler için tedbir almadan yapılmamalı)
3.  Meslek kodları için organizasyon ve görevleri belirlemeli, personelin meslek kodu buna göre yazılmalı,
4. Beyanname verileceği 23.08.2019 Tarihinden önce hatalı meslek kodlarını düzenleyici tedbirler hızla alınmalı,
5.  Firmalar Meslek odaları tarafından belirlenen ücretleri ile kendi ücret yapılarını kontrol etmeli,
6. Ücretlerin bir kısmı elden ödeniyorsa ücret dengelerine bakarak denetim riskini önleyecek şekilde birleştirmeleri,(Bir anda yükseltilen ücretler denetime davetiye çıkaracaktır,)

Bu tarihten sonra sahte belge (Bordroda düşük ücret, gider pusulası ile ücret ödeme,  meslek kodlarının doğru olmaması gibi vergi ve sigorta kaçağına neden olacak olaylar ile ilgili riskler yaşanması kaçınılmazdır,

 Bu nedenle firmalar zor durumda kalmamak,Vergi İdaresi ve SGK yaptırımları önleyecek tedbirler almak için Mali Müşavirler, Uzmanları, İK yöneticilerinden tedbir almalarını istemeleri gerekir.

Bir diğer konu ise Firmaların risklerini önlemek için  İK ve Yasal Uygulama Denetimi” yaptırarak mevcut durumlarını öğrenmeleri ve acil tedbir almaları önemli bulunmaktadır. 
Kayıt dışı işlem yapan firma yöneticileri için Vergi İdaresi ve SGK tarafından ihbarda bulunularak Cumhuriyet Savcılıklarınca  1-3 yıl arasında hapis cezası istenmesi söz konusu olacaktır.

Saygılarımla.
Şakir Gülsever
İş ve Sosyal Güvenlik Danışmanı
İK Yönetim Danışmanı
Eğitmen 

Paylaş:
Copyright © Şakir Gülsever | Powered by Şakir Gülsever