27 Nis 2021

PANDEMİDE İŞÇİLER VE FİRMALARA SGK UYGULAMA KAOSU BAŞLADI

            SGK istirahat paralarının azaltılacağı konusunda 2 Uyarıcı yazı yazarak meclis gündemine gelmeden yani yasa çıkarılmadan önce durumu anlatmak ve olayın nelere sebep olacağı konusunda uyarı yapmaktı. Ancak yeterli bilgiye sahip olmayan veya umursamayan SGK ve Mecliste bulunan gruplar tarafından yeterli inceleme yapılmadan 7316 Sayılı Torba Yasa ile değişikliği onaylandı. 22.04.2021 tarihinde Resmi Gazete de yayınlayarak yayımı tarihinde yürürlüğe giren torba yasa hasta olanları daha beter hasta yapacak.

Olayın boyutları küçümsenmemeli Pandemi dönemindeki uygulamalar 12 aylık matrahın esas alınması ciddi mağduriyetler yaratacaktır.  İşsiz kalan ve 6 ay boyunca çalışmayan her kesimden çalışanlarda sigorta tavanından ücret alsa da en fazla Asgari ücretin 2 katından fazla istirahat parası alamayacak.

Bu durum çalışanlar yönünden çok önemli olsa da İnsan Kaynakları ve Mali işlerde bordro yapan uzmanları daha fazla yoracaktır. Pandemi olmasaydı sabit kayıplar kolay hesaplanırken birçok alternatif çalışmalar yapılmasını zorunu hale getirmiş bulunmaktadır.

Buna göre firmalar Her ay değişen Kümülatif SGK Matrahı takip edecek ve her maaş döneminde özel hesaplama yapmak zorunda kalacakları gibi SGK tarafından eksik ödenen istirahat parası kadar ek ödeme yapmak zorunda kalacaklardır.(Maktu ücretli aylıkla çalışanlar için ) 

İnsan Kaynakları ve Mali Müşavirlerin en önemli işi haline gelecek bu uygulama şirket maliyetlerinde artışa neden olacağı gibi işçi işveren ilişkilerini bozucu etkiler yaşanacaktır.

7316 Sayılı Torba yasanın 9 maddesi ile yapılan değişiklikler nedeniyle, sistemi düzenlemek için, öncelikle SGK istirahat parası ödemlerinin hesaplanmasını tüm İK çalışanlarının bilmesine ihtiyaç bulunmaktadır.

ÖRNEK:

Asgari ücret alan 3 aylık ortalama ücret üzerinden günlük istirahat parası 79,50 TL( ayakta tedavi olanlar) eski sistemde günlük ödeme alırken, Yeni Sistemde 12 ay boyunca Asgari ücret alan çalışanın sigorta matrahları toplamı 37.129.00 TL olacak işçi istirahat parası ise günlük 68,93 TL olacaktır. Bir ay 30 gün istirahatli olan çalışan ise fark 10,57*30 gün =317,10 TL eksik ödeme alacaktır.  Ücret yükseldikçe ve çalışma günlerinin az olması halinde daha fazla kayba uğrayacaktır.

SGK bakımından azaltılan istirahat paraları diğer önemli boyutu ise işçi-işveren arasında yaşanacak sorunlar oldukça önemlidir. Önceki yazılarımda da anlatmaya çalıştığım gibi işin farklı boyutlarında yazılım desteğine için diğer detaylarına bakmak gerekmektedir.  

1.    Asgari ücret alan tam çalışanlar,

2.    Asgari ücret alan eksik günleri olanlar,

3.    Ücretsiz izin kullananlar,

4.    Kısa Çalışma yapanlar,

5.    1 yıllık dönemde 180 günden az çalışması olanlar,

6.    Raporlu olan çalışanlar,

Gibi konularda istirahat parası alanlar kaos yaşamaları kaçınılmazdır.

İşin bir diğer yönü işverenin sorumlulukları oldukça önemlidir. 

SGK istirahat parası azalan çalışanlar bu konuda riskli duruma gelseler de maktu ücret alan çalışanların aldıkları net ücretlerin tamamlanması zorunludur. Yasa gereğince Maktu ücret alanların raporlu oldukları ilk 2 günü işveren ödemek zorundadır. Ayrıca İşçinin eline geçecek olan maktu ücretin İşveren ve Rapor karşılığı ödenecek tutarın eksik kalması halinde işveren tamamlamak zorunda bulunmaktadır.

Bu durum işçi maliyetlerinde artışa neden olacaktır. Asgari ücrette (AGİ Hariç) işçi 2.557,55. TL net ücret almaktadır. Bu hesaba göre 1 ay hasta yatan çalışan 2.557,55-317,10= 2240,45 TL (SGK yeni sistem). İstirahat parası alacaktır.  İşçi 30 gün raporlu olduğu için İşveren aylık ücret tahakkuku yapmayacaktır. Yeni sistem farkı aylık 317,10 TL+268,31 AGİ Tutarı =işçi 585,41TL daha az ücret ile yetinmek zorunda kalacaktır.

Çok değişik hesaplama ve ücret çalışmaları önemli sıkıntılara neden olacaktır. BK 409 Maddesi esas alındığında bu örnekte olan 317,10 TL istirahat parası işveren tarafından karşılanması gerekli bulunmaktadır.  Bu fark ayların değişimi ile azalacak ancak yılbaşında yeni Asgari ücret değişimi ile fark tekrar artacaktır.

Sadece asgari ücret baz olarak alındığında bir aylık istirahat raporu için çıkan farklar ücretsiz izinde olanlar, kısmı süreli çalışanlar, bir yılda 180 gün sigorta matrahı eksik olanlar için hesaplama tekniği geliştirilmesinde fayda bulunmaktadır.

Bilhassa 180 günden az sigorta ödenen yüksek ücretliler için konulan sınır. Asgari ücretin 2 katını geçemez kaydı nedeniyle sorunlar artarak devam edecektir.  

Saygılarımla.

Şakir Gülsever

İş ve Sosyal Güvenlik Danışmanı

İK Yönetim Danışmanı

SMMM-Eğitmen  

 

Paylaş:

14 Nis 2021

İSTİRAHAT PARASI İŞÇİ VE İŞVEREN YÖNÜNDEN NEDEN ÖNEMLİDİR?

Torba Yasa ile SGK tarafından ödenen Geçici İş Göremezlik diğer adı ile İstirahat parasının azaltılması işçi ve işverenler arasında çeşitli yönlerden sorunlar yaşayacaklardır. Bu durumu açıklamak için SGK ve İşverenler tarafından geçici iş göremezlik konularında işyerleri tarafından yapılan uygulamalara bakmak  gerekecektir.

İstirahat raporu alan personelin raporlu olduğu sürede yasalar gereğince çalışmaması gerekmektedir .(İş Kazası ve meslek hastalığı ve dinlenmediği için iyileşmeyen çalışanlar).

Rapor alanlar için İK birimleri veya Mali Müşavirler tarafından çalışmadı diye bildirimler koyarak işlem yapılmaktadır. Çalışmıyor beyanı yapılmasına rağmen işçi çalıştırılır ise işyerinde bir kaza olması halinde SGK uygulamaları devreye giriyor.  SGK işçiyi tedavi ediyor ancak tüm tedavi giderleri, istirahat ve ilaç bedelleri ile işçi Malul olursa kalan çalışma süreci boyunca 30-35 yıl gibi süreçte asgari ücretin neti kadar Maluliyet aylığı toplu olarak işverene rücu ederek tahsil etmektedir.

Aynı durum Yıllık izinleri doğru kullandırmayan işverenlere de uygulanmaktadır. Ayrıca önemli İPC kesilmektedir.

İstirahat parası uygulama örnekleri:

1-    Bazı işyerlerinde istirahat raporu alan personel için işverenleri bir kısmı raporlu olunan süre için işçiyi çalışıyor olarak göstermekte 30 gün üzerinden tahakkuk yaparak işçiye tam maaş öderken bildirgede ise çalışmamıştır olarak not koymaktadır.  Ayrıca işçinin SGK’ dan aldığı İstirahat parası işçiden alınmamaktadır. (Gereksiz katlı maliyet)

2-    Bazı işyerlerinde ise 30 gün çalışma olarak gösterilmekte. SGK’ dan alınan İstirahat parası işçiden alınıp gelir yazılmaktadır.

3-    Bazı işyerlerinde ise raporlu günler için işçi raporlu (01 İstirahat) olarak bildirilmekte İstirahat süresince ödemeleri SGK’  tarafından yapılmaktadır. Ancak çalışanın parasını geç alması halinde işveren maaş avansı ödemesi yaparak işçinin SGK’ dan alıp getirdiği  istirahat parasını maaş avansı olarak iade etmektedir.

Her 3 durumda da istirahat parasının 2 günlük kısmını SGK’ nın ödememesi nedeniyle BK. 409 Maddesi gereğince işveren tarafından maktu ücret alanlara Diğer ödeme ad altında ücretin tamamlanması için ödenmesi zorunludur. Günlük ve saatlik çalışmalara bu durum işveren’ e kalmaktadır. Ancak çalışanın Motivasyonunu korumak için ödenmesi fayda sağlamaktadır.

Torba Yasa çıkması halinde işçinin alacağı istirahat parası azalacaktır. Çalışan SGK tarafından yapılan eksik ödemelerin işveren tarafından karşılanması için İnsan Kaynakları birimi ile ihtilaf halinde kalacaktır.   Aylık Maktu net ücret üzerinden anlaşan çalışanlar farkın tamamlanmasını isteyeceklerdir.

BK 409 Maddesinde maktu ücretlerde aylık ücretin tamamlanmasını istemeleri durumunda işyerinde tartışmalar yaşanacaktır. ( Brüt ücretlerde de aynı durum gelişecektir.) . Aylık maktu ücret kavramında işçinin alacağı para sabit olması gerekmektedir. Aylık Net ücret+ 2 günlük işveren ödemesi+ SGK tarafından yapılan ödemeler toplamından oluşması gerekmektedir.

 Ücretin bir kısmını bordrodan bir kısmı elden verilen (Gayri resmi ) işyerlerinde işçi- işveren arasında tartışmalar yaşanması kaçınılmaz olacaktır. İşveren istirahat parasını tamamlama yönünden işçiye yardımcı olmadığı takdirde işçi haklı nedenle iş sözleşmesini fesih ederek kıdem tazminatı hakkını isteyebileceği gibi SGK ya başvurarak işvereni şikayet yoluyla geçmiş dönemlerde elden yapılan ödemlerin sigorta kapsamına alınmasını isteyebilir.

Şakir Gülsever

İş ve Sosyal Güvenlik Danışmanı

İK Yönetim Danışmanı

SMMM-Eğitmen

 

Paylaş:

7 Nis 2021

PANDEMİ DÖNEMİNDE SGK'NIN ÇALIŞANLARA DARBESİ (İSTİRAHAT PARASI AZALIYOR)

Pandemi ile birlikte Geçici İş göremezlik Ödemelerinin azaltılması için yeni torba yasa hazırlanarak meclise sunulmuştur.  Bu durum çalışanları ve şirketleri ciddi olarak etkileyecektir.

Torba Yasanın getireceklerini görmek için mevcut durumu değerlendirmek ve Geçici İş Göremezlik ödemesinde mevcut uygulamasına bakmak gerekir.

Mevcut durumda; her ay SGK ‘ ya verilen sigorta matrahları üzerinden son 3 ay 90 günlük sigorta matrahları toplamı alınarak 90 güne bölünmekte ve 1 günlük ortalama ücret bulunmaktadır.  SGK Uygulamalarına göre bulunan 1 günlük ücretin ayakta tedavi olanlar için 2/3 oranında istirahatli olan gün sayısı üzerinden ödeme yapılmaktadır. Bu ödeme miktarı İşçinin net maaşı kadar veya biraz üzerinde, biraz altında olmaktadır.

Yatarak tedavide ise bulunan ortalama günlük ücretin 1/ 2 oranında ödeme yapılmaktadır. (Yemek, Yatak ücretleri ve diğer hizmetler nedeniyle azalmaktadır.)

Yeni Torba Yasa taslağının 12 Maddesi ile 5510 Sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortaları Kanunun 17 Maddesi’nin 1 ve 3 fıkraları ile ilgili düzenleme yapılmaktadır.

Torba Yasa tasarısı;

1-    İş göremezlik durumunun başladığı tarihten önceki son üç ay yerine Bir yıllık yani 12 ay içinde sigortaya bildirilen Matrahların toplamı alınacağı ve 360 güne bölünerek günlük ortalama ücret bulunacaktır.  SGK  tarafından belirlenen oranlara göre Geçici İş Göremezlik ödemesi hesaplanacaktır.

2-    İş göremezliğin başladığı tarihten önceki bir yıl içinde 180 günden az Kısa vadeli Sigortası primi bildirilmiş olanlara analık ve hastalık halinde günlük yapılacak ödeme tutarı asgari ücretin 2 katını geçemez İbaresi ilave edilmektedir.

Torba Yasa ile değişiklik yapılması halinde işçinin Geçici İş Göremezlik ödemeleri azalacak ve çalışanlar ciddi kayıplara uğrayacakları için tartışmalar yaşanacaktır

Bilhassa Pandemi döneminde kısa çalışma yapan veya ücretsiz izne ayrılanların SGK primleri azaldığı için Hastalık veya analık halinde ciddi kayıplar yaşanmasına neden olacaktır.

Olayları Analiz etmek için öncelikle 8 Ay’dır Ücretsiz izinde olan çalışanların durumuna bakmak gerekir.

  1. Mevcut Sisteme göre Asgari ücret üzerinden 3.577,50 TL Sigorta matrahı olan çalışan için 3.577,50.*3 Ay= 10.732,50 TL/90 Gün = Günlük ortalama ücret 119,25 TL.’dir.     Günlük ortalama ücretin 2/ 3 ü olan 79,50 TL ödemeye esas ücret  *30 gün = 2385,00 TL.  istirahat parası almaktadır
  2. Ücretsiz İzinde olanlar: 8 Ay ücretsiz izinde olan çalışanlar sorun yaşayacaktır, 12 ayın toplamı baz alınarak günlük ücret hesabında.  4 aylık asgari ücret brütü üzerinden hesaplama yapılması gerekmektedir. 3.577,50 TL aylık matrahı olan çalışan için 3.577,50.*4 Ay=14.310 TL/ 360=39,75TL günlük ortalama ücret 39,75TL/3*2=26,50 TL Günlük istirahat parası üzerinden *30 günlük tutar ise =795,00TL aylık istirahat parası alacaktır.
  3. Bu durumda 8 ay ücretsiz izinde ve son 4 ay prim ödeyenler Mevcut Duruma göre aylık 2385.TL İstirahat parası alırken  8 ay Ücretsiz izinde olanlar yıla tamamlanması için 4 aylık ücret ödemeler nedeniyle 12 ay 360 güne göre 795 TL istirahat parası alacaktır. Eski sistemde  ( 3 ay üzerinden 2385 ) alacak iken yeni sistem’ de 1.590.00 TL daha az istirahat ücreti alacaktır.  Bu dönemde büyük zorluklar yaşayan çalışanlar Alacakları parada ciddi azalışlar yaşanacaktır 

2021 Nisan Ayında rapor alan tam çalışanlar:

2020 Yılı Nisan-Aralık aylarında Asgari ücret 2.943.TLAylık 9 aylık sigorta matrahı 26.487 TL olacaktır. 2021 ilk 3 ay 3577,50*3=10.732;50 Olarak Sigorta Matrahı toplamı hesaplandığında,

1.    ESKİ SİSTEM: Son 3 aylık sigorta matrahları toplamı esas alınmakta ve ortalama Günlük ücret hesaplanmaktadır 3 577,50 *3 ay=10732,50 Toplam matrah/ 90 gün = 119,25 Ortalama günlük ücret hesaplanmakta 119, 25/3*2= 79,50 İstirahat parası için günlük ücret * 30 gün=.2385,00 TL Asgari ücretli aylık Geçici iş göremezlik almaktadır.

2.    YENİ SİSTEM 12 aylık süreçte  (2943**9 Ay= 26487 TL + 10732,50 =37.219,50 TL 12 aylık Sigorta matrahı hesaplanacaktır,  Bu durma göre.  Günlük 0rtalama ücret 103,39 TL.   İş göremezlik ödemeği ise günlük 103,39/3*2 68,92 TL olarak ödenecektir.  Aylık 68,92*30 gün=2067,60 TL olarak hesaplanacaktır.

3.    Bu duruma göre 2385.TL- 2.067,50 TL farkı =317,50 TL Çalışanlar daha az istirahat parası alacaktır. Aylık fark 35,50 TL artacaktır. Mayıs ayında  fark azalacak (317,50-35,50 = 282TL) bu fark Mart 2022 ye kadar azalarak devam edecektir.

4.    Asgari ücret yeniden değiştiği dönemde bu kısır döngü ve azalışta işçi kayıpları devam edecektir.  

Ücretlerin yüksekliğine göre fark daha fazla artacaktır 2021 yılı için asgari ücrette aylık 317,50 TL,6000.TL Brüt ücreti olanlarda fark 535 TL 8000.TL brüt ücreti olan 713TL 10.000.TL brüt ücreti olanlar ise 892. TL aylık. İstirahat parası azalacaktır.

En önemli azalışlar ise yıl içerisinde 180 günden az prim ödeyen yüksek ücretlilerde yaşanacaktır. Torba yasayanın yasalaşması halinde sigorta tavanı 26.831.26 TL üzerinden prim ödeyenler mevcut sistemde 17.500. TL civarında istirahat parası alırken asgari ücretin 2 katı olan 7.155,00 TL den fazla istirahat parası alamayacak ve 10.350 TL bir aylık istirahat daha az ödeme alacaktır.

Çalışanlar için ciddi bir kayıp söz konusu olacaktır.  2 Yazımda ise yüksek sigorta primi ödeyenlerin kayıpları ile ilgili açıklamalara yer verilecektir.

Saygılarımla.

Şakir Gülsever 

İş ve Sosyal Güvenlik Danışmanı


Paylaş:

28 Oca 2021

ŞİRKETLER PERFORMANSI NEDEN YÖNETEMİYOR?

 

Pandemi ile uğraştığımız bu dönemde firmalar performans atağına geçmeye başladı.  Bugüne kadar Performans Yönetimi konusunun başarılı yönetildiğinden bahsedilemediği gibi gerekli bilgiye ve beceriye sahip olmayan firmaları bekleyen başaramama endişesi etkin olarak öne çıkmaktadır.

Öncelikle Performans Yönetimi’ni Değerleme olarak görme fikrini değiştirmek gerekmektedir. Performansı Değerlemek işin %30-35’ini oluşturmaktadır. Genellikle şirketler Kısa bir Danışmanlık süreci veya danışmanlık almadan İK Uzmanları ile sorunu çözmeye çalışmaktadır.

Görüldüğü üzere Değerleme çalışması öncesi çalışmalar ve değerleme sonrası şirkete faydalı hale getirmek en önemli aşamalar olarak kaşımıza çıkmaktadır. Ayrıca 2 Dönem mukayeseli olarak Performansı yönettikten sonra sistem oturmaktadır. Hatta bazı şirketler profesyonel destek almaya devam etmektedir.

Şirketler bünyesinde Destek almadan Değerleme yapmak ve sonuçlarını analiz etmede ciddi sorunlar yaşanmaktadır.  İşletmede bulunan yöneticiler bu konuda eğitimli olmadıkları gibi konuya tam hakim olmayan İK uzmanlarının süreci sağlıklı yürütme imkanı olmaması nedeniyle yaşanan tartışmalar ilk değerleme aşamasında kopmalara neden olmakta ve tekrar sistemi kurmak imkanı bulunmadığı için Performansa olan inanç kaybolmaktadır. 

Performansı Yönetmek için; 

  1. Organizasyon, iş analizi ve görev tanımları, yetkinlikler olmadan işe başlanmaktadır. Bu süreçlerin başlangıçta analiz edilmesi ve şirkete uygun yetkinlikler belirlenmeden çalışmaya başlanılmaması gerekir.
  2. Performans kitapçıkları ve formları oluşturulmalı,
  3. Yöneticilere Performans değerleme ve kriterler hakkında eğitim verilmeli,
  4. Tüm çalışanlara performans değerleme konusunda eğitim verilmeli,
  5. Değerleme yapılırken İK uzmanı veya Danışman yöneticilere destek sağlamalı,
  6. Sonuçlar analiz edilmeli ve aşırı kötü veya aşırı iyi puanlama yapan yöneticiler ile toplantı yapılarak sonuçlar değerlendirilmeli,
  7. Performans değerleme sonuçlarının işletmeye yansıtma öncesi analiz raporu hazırlanmalı ve yöneticilere sunulmalıdır.
  8. Gelişmesi gereken çalışanlar için gelişim planları hazırlanmalıdır.
  9. 2’ inci Performans dönemi Danışmanların katılımı ile yapıldıktan sonra dönemlere arasındaki gelişmeler analiz edilerek tedbirler yöneticiler ile paylaşıldıktan sonra sistem çalışır ve Performans Yönetilir hale gelecektir.
  10. Performans Yönetim Sistemi başlangıçta Yöneticiler ve İK uzmanına bırakılmamalı ve denetlenerek şirkete faydalı hale getirilmelidir.

Şirketler; yukarıda açıklanan Prosedürleri uymadıkları için Şirket içinde tartışmalar yaşanmakta, Performans sistemine aykırı sesler ve tartışmalar ile olumsuz tutumlar yaşanmaktadır. Bu durum sistemin terk edilmesine neden olmaktadır.

Şirketlere tavsiyemiz 2 dönem Danışman Performans Yönetimi çalışmalarını yaptıktan sonra uzman ve yöneticilere ile devam edilmesidir.

Saygılarımla.

Şakir Gülsever

İK Yönetim Danışmanı

İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku Danışmanı

SMMM-Eğitmen 







Paylaş:

7 Oca 2021

2021 KIDEM TAZMİNATI TAVANI VE BANKAYA YATIRILAN İŞÇİ ALACAKLARI HATASI


2021 Yılı ilk 6 aylık KIDEM TAZMİNATI tavanı 7638,96 olarak belirlenmiş bulunmaktadır. 01.01.2021 Tarihinden itibaren 30.06.2021 tarihine kadar bu tavan üzerinden işçi alacakları hesaplanacaktır.

Pandemide ortalama işçi ücretlerindeki gerileme nedeniyle kıdem tazminatı tavanını yakalama imkanı her geçen gün azalmaktadır. Daha çok kıdemli işçi veya sorumlular ve beyaz yaka çalışanların bir kısmı bu imkanı bulacaktır

Kıdem tazminatı hesaplanırken en fazla yapılan hata bilerek veya bilmeyen yapılan diğer ödemelerin kıdem tazminatı hesabına konmayıp sadece brüt ücret üçerinden yapılan eksiklikler sonucu işçilerin gerçek kıdem tazminatı üzerinden tazminat aldıkları gibi ihbar tazminatları da eksik hesaplanmaktadır.

Kıdem tazminatı hesaplarınken son aylık brüt ücrete ilaveten son bir yılda sağlanan yan hakların 30 güne isabet eden kısmının kıdem ve ihbar tazminatına konması gerekmektedir. Yan haklara ücret dışında işçiye ödenen yol parası(servis ücreti pay) Yemek bedeli(işyerinde yenen yemek maliyeti veya ticket bedeli), işveren tarafından yaptırılan Özel sağlık sigortası, BES bir aylık brüt tutarı, Gıda Yardımı, İkramiye payı gibi ödemeler konarak kıdem ve ihbar tazminatları hesabı yapılmaktadır.

Bu şekilde yapılmayan kıdem ve ihbar tazminatları tam olarak işçiye ödenmediği için şirketler davalara açık hale gelmektedir. İşçi 5 yıllık zaman aşımı içinde her zaman dava açma hakkına sahip olmaktadır.

Diğer önemli bir konu ise Kıdem ve ihbar tazminatlarının bankaya yatırılması işlemlerinde yaşanmaktadır. İşten ayrılan işçiye ödenecek tazminatlar (Kıdem, İhbar, işe başlatmama, Eşitlik ilkesine aykırı davranma tazminatı, Kötü Niyet Tazminat ) işçilik alacakları gibi yatırılmaktadır.  Olması gereken bu ödemlerin her birinin banka talimatında açık açık yazılması ve sigorta kesintisine tabi olmadığına dair banka talimatının son kısmında yer alan 1-7 ye kadar kodlardan 7 sigortaya tabi olmayan diye belirtmek gerekir.

Çalışan yapılan ödemeler banka hesaplarının SGK tarafından denetlenerek işverenden sigorta primi talep edilmektedir. 

Bu nedenle işten ayrılan personel banka talimatında hakları tek  ödeme yerine alt alta gelecek şekilde ücret ve diğer ödemeler, sonra kıdem tutarı, sonra ihbar tazminatı, sonrada SGK ya tabi olmayan diğer tazminatlar konmalıdır. Denetim yaptığımız bazı firmalarda SGK tarafından sigortaya tabi olmadığı açıkça yazılmadığı için yıl içindeki aylara paylaştırılarak sigorta primleri talepleri yapıldığı görülmektedir.

Saygılarımla.

Şakir Gülsever

İK yönetim Danışmanı

İŞ ve Sosyal Güvenlik Danışmanı

www.sakirgulsever.net

sakirgulsever@gmail.com

Tel: 0532 236 13 39

Paylaş:

9 Tem 2020

ÜCRETSİZ İZİN VE İŞTEN ÇIKARMA 1 AY DAHA UZATILDI

Pandemi döneminde 4857 Sayılı İş Kanunu Geçici 10 maddesinde yapılan değişiklik ile 17.04.2020 Tarihinden 17.07.2020 Tarihine kadar İşten Çıkarma yasağı ve personelin ücretsiz izin çıkarılması kararı yayınlanmıştır. Ücretsiz izin süresinde personel işten çıkarılmadan İşkur tarafından personele günlük 39,24 TL Aylık 1177.TL işsizlik fonundan 3 ay boyunca ödeme yapılacağı konusunda açıklamalar yapılmış ve bu süreçte ödemeler yapılmıştır.

      Cumhurbaşkanlığı kararı ile bu süren 6 aya kadar uzatılabileceği konusunda karar da aynı değişiklik ile birlikte yayınlanmıştır. Karar gereğince Ücretsiz izinde geçen sürelerde İşkur’ dan ödenek alanlara yapılan bu ödemeler işçi’ nin  sonraki dönemde işsiz kalması halinde işsizlik fonundan yapılacak ödemelerden bu sürelerin mahsup edileceği  ve kalan süre kadar işsizlik tazminatı alabileceklerine yer verilmiştir.

     30.06.2020 Tarihli 311171 Sayılı Resmi Gazetede yayınlanan Karar ile 3 aylık sürenin dolmasından sonra 1 ay daha ücretsiz iznin ve işten çıkarma yasağının uzatılmasına dair karar yayınlanmış bulunmaktadır. Bu duruma göre 3 aylık ücretsiz izin ve işten çıkarma yasağının 17.07.2020 Tarihinden itibaren 17.08.2020 Tarihine kadar 1 ay daha uzatıldığına dair Cumhurbaşkanlığı kararı Resmi Gazete’ de yayınlanmış bulunmaktadır.

     Çalışanlarını 3 ay boyunca işten çıkarmadan Ücretsiz izne çıkaran firmalar ilave edilen 1 ay içinde çalışanlarını işten çıkaramadıkları gibi bu işçilerinin fondan aylık almalarını sağlamak üzere 09.07.2020 Tarihinden itibaren İşkur sistemine faydalanacak işçilerin kayıtlarını yaparak fondan ödeme almalarının sağlanması gerekmektedir.


Şakir Gülsever

İş ve Sosyal Güvenlik Danışmanı 

Paylaş:

KISA ÇALIŞMA SÜRESİ VE ÖDENEĞİ 1 AY DAHA UZATILDI

      1 Nisan 2020 Tarihinden itibaren uygulanmakta olan Kısa çalışma ödeneği 1 ay daha uzatılmış bulunmaktadır. 01.07.2020-31.07.2020 Tarihleri arasında kısa çalışma yapan işyerleri için 1 ay daha kısa çalışma ödeneği verilecektir. Çalışmaya başlayan firmalar ise ödeneğin iptali için İŞ KUR’ a yazı vererek bildirim yapmak zorunda bulunmaktadır.

 Kısa çalışma ödeneğinden faydalanan şirketler personelini tam çalıştırdıklarının anlaşılması halinde kısa çalışma ödeneklerini faizleri ile birlikte iade etmek zorunda kalabilecekleri gibi ödenek aldıkları aylar için,

          1)    İşçiye ödenen kısa çalışma ödeneklerinin işverenden tahsil edilmesi,

2)    İlgili aylara Ücret Bordroları yapılması,

3)    SGK bildirimleri yapmak ve bildirge cezaları ödemek,

4)    SGK Faizleri ve İŞKUR Faizlerini ödemek,

5)    Ödenek alınan her personel için 1 asgari ücret tutarında İPC ödeme,

Yaptırımları ile karşılaşmak durumunda kalacaktır.  

      Kısa çalışma  Ödeneği ile ilgili olarak yayınlanan Yasanın 7 maddesi 8 fıkrası ile  “Kısa çalışma ödeneğinden yararlanan işçi, işsizlik sigortasından yararlanmak için 4447 sayılı (Değişik ibare: RG-9/11/2018-30590) Kanunda öngörülen koşullar gerçekleşmeden işsiz kalırsa, kısa çalışma ödeneği aldığı süre düşüldükten sonra, daha önce hak ettiği işsizlik ödeneği süresini dolduruncaya kadar işsizlik ödeneğinden yararlanır.” Hükmüne yer verilmiştir. 

   Ancak 1 ay daha uzatma kararı ile kısa çalışmanın işsizlik ödeneğinde düşülmeyeceği 29/6/2020 TARİHLİ VE 2706 SAYILI CUMHURBAŞKANI KARARININ EKİ KARAR’ ın 2 Maddesi “Yeni korona virüs (Covid-19) nedeniyle dışsal etkilerden kaynaklanan dönemsel durumlar kapsamındaki zorlayıcı sebep gerekçesiyle yapılan ödemeler başlangıçla belirlenen işsizlik ödeneği süresinden düşülmez,”  hükmüne yer verilmiştir. 

    Kısa çalışma yapan ve zor durumda olan şirketlerde çalışanlar hakları bakımından oldukça önemli bulunmaktadır. Arzu edilmese de İşsiz kalınması halinde kısa çalışma ödeneği alınan süreler hesaba katılmadan işsizlik ödeneği alma hakları olacaktır.

Saygılarımla 

Şakir Gülsever

İş ve Sosyal  Güvenlik Danışmanı 


Paylaş:

7 Tem 2020

KIDEM TAZMİNAT TAVANI 7.117.TL OLDU

Kıdem Tazminatı Tavanı  Değişti: 

        Kıdem Tazminatı; 1475 Sayılı İş Kanunu' nın 14 Maddesinde yer alan kıdem tazminatı hak edilecek durumlar oluşması halinde çalışanlara  Kıdem tazminatı alma hakkı sağlamaktadır.  Çalışanlara Kıdem tazminatı ödenmesi için işçi ve işveren tarafından iş sözleşmesine belirli şartların varlığı halinde son verilmesi, diğer şekli ile iş sözleşmesinin feshi halinde kıdem tazminatı ödenmektedir. 

Kıdem Tazminatı  Hak  Edilen Durumlar

·         İşveren tarafından 1 yılını dolduran işçinin işine son verilmesi,
·         İşçi’ nin haklı nedenler ile iş sözleşmesini fesih etmesi,
·         08.09.1999 öncesi işe giren 15 Yıl ve 3600 gün prim ile yaş dışında emekliği bekleyen işçiler’ in, sözleşmeyi feshi,
·         Kadın İşçinin evlendikten sonra 1 yıl içinde işten kendi isteği ile ayrılması,
·         Emeklilik nedeniyle işçinin feshi,
·         İşverenin bazı haklı nedenler ile  iş sözleşmesini feshi,
·         Askerlik nedeniyle sözleşmenin son bulması,

·         İşçi’ nin ölümü veya malul olması halleri,

Gibi durumlarda işçi kıdem tazminatı hak etmektedir.

2020 Yılı başından itibaren uygulanmakta olan Kıdem Tazminatı tavanı 6.730,15 TL olarak 30.06.2020 Tarihine kadar uygulanmıştır. 01.07.2020 Tarihinde gösterge rakamları değişikliği sonrasında kıdem tazminatı tavanı 7.117.00 TL olarak açıklanmıştır.

Kıdem Tazminatı hesabında çalışanın son aylık brüt ücretine yan haklar (Yemek, yol parası, gıda yardımı, işveren özel sağlık sigortası, İşveren BES,İkramiye ve benzeri ödemelerin dahil edilerek hesaplanması gerekmektedir. Bu ödemelerin ilave edilmemesi halinde işçinin Arabulucu ve mahkeme ile hakkını aramasına neden olmaktadır. Bu nedenle Kıdem Tazminatı hesabının doğru yapılması önem arz etmektedir.

Saygılarımla.

Şakir Gülsever


Paylaş:

9 May 2020

PANDEMİ GÜNLERİ İŞLETMELERİ NASIL ETKİLEYECEK 2



   PANDEMİ Döneminde İşverenler Çalışanların hasta olmaması için önleyici tedbirler almak zorundadır.  Yöneticiler tarafından günler iyi geçiyor diye yapılan konuşmaların çok gerçekçi olmadığını bilim insanları tarafından açıklanmaktadır.  Hatta Prof. Mehmet Ceylan açıklamasında salgının yarısına gelmediğimizi açıklamıştır. Aşının bulunması için asgari 1 yıllık bir süre geçmesi gerekiyor.

Bilim insanları tarafından yapılan açıklamalarda Corona Virüs’ ün 2-3-4-5 kez bile tekrarlanabileceği anlatılmaktadır. Corona ile yaşanmak zorunda olunacağı, aşı bulunsa dahi  öncelik kimlere verileceği, bunun neye göre belirleneceği  sorunları yaşanacaktır.

PANDEMİ döneminde işverenler tüm çalışanlarını korumak ve kollamak zorundadır. Alınması gereken tedbirler gelecekte yaşanacak riskleri belli oranda ortadan kaldıracağı gibi çalışanların korunması en önemli sorun haline gelecektir.  Çalışanlar ile yakın temas yerine DİJİTAL ortamda  üretim ve hizmetler ile risklerin azaltılması  için şimdiden çalışmaya başlanması, İK Sistemi yok ise hem İK yapılanmasına hem de Dijital ortam çalışmalarına başlaması kaçınılmaz hale gelmiştir.

Yargıtay 21. Hukuk Dairesi’ nin 2018/5018 E.   2019/2931 K.  İle oluşan  “İçtihat Metni” ile Domuz gribi olan çalışanın ölümü nedeniyle açılan davalarda araç kullanan TIR Şoförü’ nün ölümünden dolayı işçinin hasta olmasına rağmen 1-2 gün içinde tekrar görev verdiği ve hastalık nedeniyle yolda trafik kazası geçirerek ölmesi sonucu  açılan davada varislerini haklı bulunarak içtihat oluşturmuştur.

Davanın yasal dayanaklarından olan 5510 sayılı Kanunun 13. maddesinde iş kazasının unsurları;  
  1. Sigortalının işyerinde bulunduğu sırada,
  2.  İşveren tarafından yürütülmekte olan iş nedeniyle sigortalı kendi adına ve           hesabına    bağımsız çalışıyorsa yürütmekte olduğu iş nedeniyle,
  3.   Bir işverene bağlı olarak çalışan sigortalının, görevli olarak işyeri dışında başka bir yere gönderilmesi nedeniyle asıl işini yapmaksızın geçen zamanlarda,
  4.  Bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamındaki emziren kadın sigortalının, iş mevzuatı gereğince çocuğuna süt vermek için ayrılan zamanlarda,
  5. Sigortalıların, işverence sağlanan bir taşıtla işin yapıldığı yere gidiş gelişi sırasında meydana gelen ve sigortalıyı hemen veya sonradan bedenen ya da ruhen özüre uğratan olay…” olarak belirtilmiştir.

Açıklanan madde hükmüne göre, iş kazası; maddede sayılı olarak belirtilmiş hal ve durumlardan herhangi birinde meydana gelen ve sigortalıyı hemen veya sonradan bedenen veya ruhen zarara uğratan olay olarak iş kazası sayılmıştır.
Dışarıda görevli olan işçiler dışında hasta olarak işe gelen çalışan iş yerinde hastalık nedeniyle düşerek ölmesi veya ciddi şekilde yaralanmalarda sorumluluk tedbir almayan işverene aittir.(İş Kazası)

 İşverenlerin almaları gereken tedbirler;

Corona nedeniyle işverenlerin alması gereken önemli tedbirler bulunmaktadır. Şirketlerde İK ve İSG Uzmanları ile her işletmede bulunması gereken işçi temsilcilerinin etkin katılımı ile işletmesel tedbirlerin acil olarak alınmasında fayda bulunmaktadır. En önemli konu ise İşçi’ nin hukuki haklarını koruyacak tedbirlere ihtiyaç olacaktır.

İşverenler tarafından çalışma şekli ne olursa olsun, (uzaktan çalışma, kısmı çalışma, çağrı üzerine çalışma ) İşçiyi işe alma, çalıştırma, görev verme ve seyahat sırasında virüs risklerine karşı her türlü tedbiri almak zorunda olduğu kadar çalışanların da bu risklere karşı kendilerini ve çevresini koruyacak şekilde davranması zorunludur. Tedbir alınmaz ise Sosyal Güvenlik Kurumu’ nun rücu davaları önemli maliyetler ortaya çıkacaktır.  
SGK tarafından yayınlanan genelge ile Corona nedeniyle hastanelere gidenler İş kazası ve meslek hastalığı sayılmayacağı normal hastalık olarak provizyon alınarak tedavilerinin yapılması gerektiğine yer verilmiştir. Ancak virüs bulaşan ve bilinmediği için çalışmaya devam ettirilen çalışanın işe gelişi, iş dışında araçla seyahat etmesi ve benzeri olaylarda hastalık nedeniyle kaza geçirmesi iş kazası olarak değerlendirilecektir.
İK süreçlerinde her türlü uygulama için  yönetmelikler çıkarmak,iş sözleşmelerine maddeler  ilave etmek, İSG tedbirlerini sağlıklı oluşturmak, çalışanları bu konularda yazılı olarak bilgilendirmek ve en önemlisi servise binme aşamasından ve akşam aynı yere bırakılmasına kadar tüm süreçleri sağlıklı olarak planlamak ve her türlü tedbiri aldığına dair belgeler oluşturmak zorunlu hale gelmiştir.
İşverenler; İnsanların yoğun olduğu çalışma ortamında tüm personelin sabah işe gelişi öğle yemeği, çay molaları,servisler ile  servise bindiği yerde indirme aşamasına kadar İş sağlığı ve Güvenliği ile Corona Virüs bakımından meydana gelen olaylarda gerekli tedbirlerin alındığını ispatlanması gerekir.

Çalışanlar ise virüse yakalanmamak için elinden geleni yaparak tedbir almalıdır. Tedbir almadıkları takdirde çalışma hayatından kopacaklarını, malül olabileceklerini ve tüm ailesini yokluğa mahkum edeceğini düşünerek hareket etmek zorundadır.

Saygılarımla,

Şakir Gülsever
İş ve Sosyal Güvenlik Danışmanı
İK Yönetim Danışmanı,
SMMM-Eğitmen

Paylaş:
Copyright © Şakir Gülsever | Powered by Şakir Gülsever